UYANMAK VE UYARMAK!
Kirlilik üzerine kurulan bir düzen, bazen kirli köpeklerini de aşı yapar, bu olaylar kamuoyunda arınmaya mı gidiyor diye düşünülmesin? Habersiz rant kaçırma işinde, soygun paylarında, niye haberimiz yok anlayışıdır.
Maskecilere aldanmamak gerekir. Sorgulamadan inanmak, anlamayı zorlaştırır. Sorumluluk sahibi olanlar, gazeteci, düşünür, sanatçı, her statüde olanlar hakikatle yeniden tanışmak zorundadır. Mahalle kavramı, namuslularla namussuzlar arasında tercihimiz, namusluların yanında olsun. Hakikat, hiçbir kuşağın miras yoluyla, daimî koruyacağı bir servet değildir. Hakikati kendimiz arayıp, sorgulayıp bulacağız.
Cehennem ateşini yaratanlar insanların kendileridir. Ahlâksızlığın simsarlarıdır. İnsanın öldüğünü biliriz; ama nasıl yaşadığını bilemeyiz? Robert Musil, ”Niteliksiz Adam” romanında insan aklının tercihlerinde döneminin çöküşünü anlatır. Ahlâk, hayatın insana ve yöneticilere verdiği olgular karşısındaki tavrı ile ölçülür. Ahlâklıyı da, ahlâksızı da, namusluyu da, namussuzu da görebiliriz? Her karakterin hikâyesi, amacı, hırsları, kinleri, kimlere hizmet ettiği yaptıkları ile ortaya çıkar. Her statüdeki insanın, sorumlu, sorumsuzunun, hakikat karşısında nasıl körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen aymazların dönüşleri ve döneklikleri namusluları umutsuzluğa düşürmesin
Hukuk devletini inşa etme gayretinde olanlarda yılgınlık, kirlilikler olmaz. Kaygılı, ülkemizi – insanımızı düşünen insanlarımızın değişik alanlardaki müzakere ve toplantılarda bunları görüyoruz. Sorumluluk; ülkesini, gençliğini, insanını, düşünerek sömürüye karşı direnmekle olur. Milletin huzuru, güveni, âdil yönetimi hukuk devletinde olur. Ne kadar altına pisleyen kirliler varsa, kirlilikleri her yere sıçramaya başladı.
“Ahlâksızlarda”; namus, statü, ideoloji, inanç, kılıf için kullanılır. Hiyararşik soygun düzeni; keyfi ve adaletsiz idare, ahlâksızları kişisel çıkar için pay oranında korur. İnsanların en şereflisi; hakkı, hukuku, helali, insan olarak yaşamayı ve yaşatmayı, doğayı korumayı, ölümü hatırlamayı bilendir. Adı kirliliklere karışmış otel mekânlarının, makamlarının çıkarcı müşterilerine bakarsanız, bu karâktersizleri görürsünüz. Rahmetli Rauf Denktaş, her devrin adamı değil, her devirde adam olmak karâkter meselesi derdi. Çıkarın ve gücün kölelerinde vatan, millet, bayrak, insanlık, adalet, inanç derdi olmaz. Namusunu bile çıkar için satarlar.
Uydurulmuş hikâyelerle, siyasi despotlukla suçsuzları suçlu yapan güç tapıcılarının maskelerine aldanmamak gerekir. Meşru olarak hakkı, hukuku, adaleti koruyanlara sahip çıkmak sorumluluk işidir. Asıl uyanma ve arınma, milletin misakı ile olur. Diriliş ve uyanış; akıl, bilim, hukuk, demokrasi ve ahlâk yolunda yürümektir.
05.08.2026
Kemal ALBAYRAK
20. ve 21. Dnem Milletvekili

