VEFATININ 155. YIL DÖNÜMÜNDE ŞEYH ŞAMİL
Şeyh Şamil (ya da İmam Şamil), 19. yüzyılın en önemli direniş önderlerinden biri olarak kabul edilen, Kuzey Kafkasya halklarının (özellikle Dağıstan ve Çeçenistan) siyasi, dinî ve askerî lideridir. Rus Çarlığı’nın Kafkasya’yı işgaline karşı yaklaşık 25-35 yıl süren destansı mücadelesiyle tanınır ve “Kafkas Kartalı” ya da “Rusya’nın Kâbusu” lâkaplarıyla anılır.
26 Haziran 1797, Dağıstan’ın Gimri (Gimry) köyünde (bugünkü Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Cumhuriyeti) dünyaya geldi.
Avar kökenli bir aileden gelir. Babası Dengav Muhammed (veya Muhammed), annesi Avar beylerinden Pîr Budak’ın kızı Bahu Mesedu’dur. Dedesi Ali’nin adını taşıyordu ancak çocukken sık hastalanınca geleneksel inanç gereği adı Şamil (Şamuyil / Samuel) olarak değiştirildi.
Bazı kaynaklarda baba tarafından Kumuk kökenli Türk soyu taşıdığı belirtilir.
Gençliğinde çok iyi bir savaşçı ve atlet olarak tanındı. 15 yaşında at binip kılıç kuşandı, 20’li yaşlarında 2 metreyi aşan boyuyla atlama, güreş, koşu, kılıç kullanma ve nişancılıkta olağanüstü yetenek gösterdi.
Gençliğinde tefsir, hadis, fıkıh, Arapça, edebiyat, tarih, sarf-nahiv gibi ilimleri öğrendi.
Nakşibendî tarikatının Hâlidî kolundan önemli âlimlerle çalıştı:
Said Herekânî’den zahirî ilimler,
Seyyid Cemaleddin Kumukî’den batınî ilimler,
Bağdat’ta Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin halifelerinden ders alarak Nakşibendî yoluna intisap etti ve halife oldu.
Hem âlim hem de sûfî bir şahsiyetti; bu yönü direniş hareketini dini bir cihat zemini üzerine oturtmasını sağladı.
Direniş Dönemi ve İmamlığı (1834–1859):
1820’lerden itibaren Rus işgaline karşı başlayan hareketin içinde yer aldı.
İlk iki imamın şehit edilmesi sonrası 1834’te Kafkasya Müslümanları tarafından üçüncü imam seçildi → Kafkas İmamlığı (Caucasian Imamate) kuruldu.
Amaçları:
Rus işgaline karşı bağımsızlık,
Şeriat düzenini kurmak,
Dağıstan, Çeçenistan ve kısmen Çerkesya’yı birleştirmek.
Muridizm (Mürid hareketi) adı verilen disiplinli bir teşkilat kurdu. Siyah cübbeli, siyah sancaklı müritlerden oluşan düzenli ordu oluşturdu.
Gerilla taktikleriyle Rus ordusuna ağır kayıplar verdirdi; dağları ustaca kullanarak üstünlük sağladı.
En önemli olaylardan bazıları:
1839 Ahulgo savunması (Rusların kaleyi almasına rağmen Şamil kaçmayı başardı).
1840’larda Çeçenistan’da büyük zaferler.
1846 Kabartay seferi Çerkeslerle birleşme girişimi.
Birçok Rus generalini (Vorontsov gibi Napolyon’u yenen isimleri bile) mağlup etti.
1859’da Gunib kalesinde kuşatıldı. Uzun direniş sonrası ailesinin ve müritlerinin can güvenliği karşılığında teslim oldu (25 Ağustos 1859).
Rus Çarı II. Aleksandr tarafından bizzat kabul edildi; Şamil’e saygı gösterildi.
Önce Kaluga’da, sonra Kiev civarında gözetim altında tutuldu.
1869’da hac izni aldı. İstanbul’a uğradı, Sultan Abdülaziz tarafından büyük törenle karşılandı.
Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine’de yerleşti.
4 Şubat 1871, Medine’de vefat etti (73-74 yaşında).
Cennetü’l-Bakî’ mezarlığına defnedildi.
Bugün 4 Şubat, birçok Kafkas topluluğunda Şeyh Şamil’i anma günü olarak kabul edilir.
Askerî dehası nedeniyle dünya tarihinde “gelmiş geçmiş en büyük gerilla liderlerinden biri” olarak anılır.
Dağınık kabileleri birleştirip şeriat temelli bir devlet kurmayı başardı.
Adaletiyle meşhurdur; kendi annesini bile şeriat kuralı gereği cezalandırdığı rivayet edilir.
Bugün Dağıstan, Çeçenistan, Türkiye, Azerbaycan ve birçok Müslüman ülkede kahraman olarak anılır; okullar, sokaklar, heykeller onun adını taşır.
Kısaca Şeyh Şamil, sadece bir savaşçı değil; aynı zamanda âlim, sûfî, devlet adamı ve birleştirici bir liderdir. Rus İmparatorluğu’nu 25 yıl oyalayan, Kafkas halklarının bağımsızlık sembolü haline gelmiş eşsiz bir şahsiyettir.
ŞEYH ŞAMİL
Şamil Kafkas dağının Hürriyet güneşidir.
Şamil atalarımın Öz be öz gardaşıdır.
Şamili bilmeyenler Ata’sını ne bilir.
Şair diyor ki;
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak! Eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”
Men de diyorum ki;
Benim vatanımın sınırları
Kars’ta başlayıp, Edirne’de bitmez.
Hazer’imin, Hürriyet!
Hürriyet diye çalkalandığı kıyılarda başlar,
Taa! Viyana’da biter.
Kur, Aras coştukça,
Tuna, Volga taştıkça,
Benim Ay yıldızlı Bayrağım dalgalandıkça
Benim şiirlerim okunacak
benim türkülerim söylenecek.
İşte, taa oralardan esen, rüzgârın getirdiği bir oyun.
Esaretin düşmanı, Cesaretin timsali,
Şeyh Şamil.
Sormayın kimlerdenem, Haralıyam a dostlar.
Gönülden fırtınalı, Boralıyam a dostlar.
Kızıl bir kurşun aldım, Yaralıyam a dostlar.
Ağlama gözleri bulutlu yar,
Men bilirem,
Senin de eyninde Kanlı bir libasın var.
Bu şarkılar , bu türküler.
Türk’ü çağırır türküler,
Taşar kalpte ülküler.
Allahu Ekber
Bu ses arslan sesidir,
Bu ses demir perdeyi damla damla eriten bir sestir
Bu ses Katharina, Petro’yu Deli eden bir sestir.
Bu ses ta Kafkaslardan gelen
Şeyh Şamil’in sesidir
Vefatının 155. Yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.
Tanrı, rahmetini bol eylesin..
04 Şubat 2026
M. Hüseyin OĞUZ

