VEFATININ 25. YIL DÖNÜMÜNDE EBULFEZ ELÇİBEY
Ebulfez Elçibey (gerçek adıyla Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev), 24 Haziran 1938’de Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin Ordubad iline bağlı Keleki köyünde doğmuş, 22 Ağustos 2000’de Ankara’da vefat etmiş, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinde önemli bir figür olan akademisyen, siyasetçi ve Azerbaycan’ın ikinci cumhurbaşkanıdır. Türk dünyasının birliği ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için verdiği mücadeleyle tanınan Elçibey, aynı zamanda Azerbaycan Halk Cephesi Partisi’nin kurucusu ve ilk genel başkanıdır. Pan-Türkist ve anti-komünist görüşleriyle bilinen Elçibey, Azerbaycan’ın Sovyet sonrası dönemde demokratik yollarla seçilen ilk cumhurbaşkanı olmuştur.
Ebulfez Elçibey, 1938 yılında Nahçıvan’ın Keleki köyünde dünyaya geldi. Babası, Güney Azerbaycan kökenli Kadirkulu Bey, II. Dünya Savaşı’na katılmış ve 1943’ten sonra kendisinden haber alınamamıştır. Annesi Mehrinisa Hanım ise Anadolu’dan Keleki’ye göç etmiş bir Türk’tür. Zor şartlar altında büyüyen Elçibey, ilkokul ve liseyi Nahçıvan’da tamamladı. 1957 yılında Azerbaycan Devlet Üniversitesi Şarkşinaslık Fakültesi Arap Filolojisi Bölümü’ne girdi ve 1962’de mezun oldu. 1963-1964 yıllarında Mısır’da tercüman olarak görev yaptı. Mısır’daki yılları, onun politik görüşlerini şekillendiren önemli bir dönem oldu; burada Arap dünyasının politik atmosferinden etkilendi ve bağımsızlık fikirleri güçlendi. 1965’te Azerbaycan’a dönerek aynı üniversitede yüksek lisans yaptı ve 1969’da “Tolunoğulları Devleti (868-905)” konulu doktora tezini tamamladı. 1968-1975 yılları arasında Azerbaycan Devlet Üniversitesi’nde Asya ve Afrika Ülkeleri Tarihi Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bu dönemde öğrencilerine Türkçülük ve bağımsızlık fikirlerini aşılamaya çalıştı, bu faaliyetleri KGB’nin dikkatini çekti.
Ebulfez Elçibey’in siyasi hayatı, 1970’lerde Azerbaycan’ın bağımsızlığı için mücadeleyle başladı. Sovyet rejimine karşı Türk milliyetçiliği ve bağımsızlık propagandası yaptığı gerekçesiyle 1975’te KGB tarafından tutuklandı ve bir buçuk yıl hapis yattı. Hapiste taş ocaklarında ağır koşullarda çalıştırıldı. 1976’da şartlı olarak serbest bırakıldıktan sonra Azerbaycan Bilimler Akademisi Yazma Eserler Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya devam etti.
1988’de Sovyetler Birliği’ne karşı Azerbaycan’da başlayan halk hareketinin öncülerinden oldu. 1989’da Azerbaycan Halk Cephesi’ni (AHC) kurarak başkan seçildi. AHC, Azerbaycan’ın bağımsızlığını savunan bir hareket olarak kısa sürede geniş halk desteği kazandı. 1990’da AHC, Azerbaycan SSC genel seçimlerinde 45 milletvekiliyle temsil hakkı elde etti ve Elçibey liderliğinde Bağımsız Azerbaycan Demokratik Bloku’nu (DEMBLOK) oluşturdu. DEMBLOK, bağımsızlık için mücadele etti ve 1991’de Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan eden halk oylamasında önemli rol oynadı.
Cumhurbaşkanlığı Dönemi (1992-1993)
7 Haziran 1992’de yapılan seçimlerde %60,9 oyla Azerbaycan’ın ikinci cumhurbaşkanı seçilen Elçibey, 16 Haziran 1992’de yemin ederek göreve başladı. Onun cumhurbaşkanlığı, Azerbaycan’ın bağımsız bir devlet olarak yeniden yapılandırıldığı bir dönem oldu. Elçibey’in kısa süren yönetiminde gerçekleştirdiği önemli reformlar şunlardır:
*Sovyet Mirasının Kaldırılması: Rus ordusunu Azerbaycan’dan çıkardı ve milli orduyu kurdu. Sovyet para birimi yerine milli para birimi manatı bastırdı.
* Latin Alfabesine Geçiş: Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçişi başlatarak Azerbaycan’ın Türk dünyasıyla kültürel bağlarını güçlendirdi.
* Eğitim Reformları: Üniversiteye giriş sınavlarında test sistemini getirdi, bu reform eğitimde modernleşmenin önünü açtı. Ayrıca binden fazla genci, özellikle Türkiye’ye, yurt dışında eğitim için gönderdi.
* Türkiye ile Yakınlaşma: Dış politikada Türkiye’yi öncelik haline getirdi. İlk yurt dışı ziyaretini 24-27 Haziran 1992’de Türkiye’ye yaptı. TBMM’de yaptığı konuşmada, “Mustafa Kemal’in yolunu” takip ettiğini vurguladı. Anıtkabir’e yaptığı ziyarette, hatıra defterine “Ey büyük Türk, büyük komutan. Sizi ziyaret etmekle kendim ve milletim adına onur duydum. Senin askerin Elçibey” yazarak Atatürk’e olan hayranlığını ifade etti.
* Millî Kimlik Çalışmaları: Devlet dairelerinde sadece Azerbaycan Türkçesinin kullanılmasını zorunlu kıldı ve Sovyetlerden kalma kitapları kaldırarak milli ders kitaplarının basılmasını sağladı.
Ancak, Elçibey’in cumhurbaşkanlığı dönemi, Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’a düzenlediği saldırılar ve iç siyasi karışıklıklar nedeniyle zorlu geçti. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan ordusu başlangıçta ilerleme kaydetse de, bazı komutanların çekilmesiyle yenilgiler yaşandı. 1993’te Albay Suret Hüseynov’un Gence’de başlattığı isyan, ülkede iç savaş tehlikesini doğurdu. Elçibey, yardım için Haydar Aliyev’i Nahçıvan’dan Bakü’ye davet etti, ancak Aliyev isyancıları destekledi. Elçibey, iç savaşı önlemek için 24 Haziran 1993’te görevini bırakarak Keleki köyüne çekildi. İki hafta sonra geri dönmeye çalışsa da uçağı şahsi koruması tarafından kurşunlandı ve Nahçıvan’dan çıkışı engellendi. Yaklaşık 4,5 yıl Keleki’de abluka altında kaldı.
Ebulfez Elçibey, 1997’de Bakü’ye döndü ve Azerbaycan Halk Cephesi Partisi’nin genel başkanı olarak siyasi mücadelesine devam etti. 1998 cumhurbaşkanlığı seçimini muhalefetin boykot kararı nedeniyle katılmadı. 2000 yılında sağlık sorunları nedeniyle Ankara’ya gelerek Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tedavi gördü. Prostat kanseri teşhisiyle mücadele ederken, 22 Ağustos 2000’de 62 yaşında vefat etti. Cenazesi Bakü’ye götürüldü ve Fahri Hıyaban Mezarlığı’nda defnedildi. Cenaze törenine 800 bin kişi katıldı ve Haydar Aliyev’in törene katılması, halkın “En büyük Elçibey, başka büyük yok!” sloganlarıyla protesto edildi.
Ebulfez Elçibey, Helime Aliyeva ile evliydi ve Erturgut ile Çilenay adında iki çocuğu vardı. Eşi Helime Aliyeva da 2019’da Türkiye’de vefat etti. Elçibey, “Bütöv Azerbaycan” (Bütün Azerbaycan) idealiyle, Kuzey ve Güney Azerbaycan’ın birleşmesini savundu ve Türk dünyasının birliği için çalıştı. “Tolunoğulları Devleti”, “Bütöv Azerbaycan Yolunda” gibi kitapları ve çok sayıda makalesiyle entelektüel bir miras bıraktı.
Ebulfez Elçibey, Türk milliyetçiliği, bağımsızlık mücadelesi ve Türkiye’ye olan derin sevgisiyle hatırlanır. Anıtkabir’de yazdığı “Senin askerin Elçibey” ifadesi, onun Atatürk’e ve Türk dünyasına bağlılığını simgeler. Azerbaycan’ın bağımsızlığında ve modernleşmesinde oynadığı rol, onu Türk dünyasının unutulmaz liderlerinden biri yapmıştır.
Önemli Sözleri:
“Ey ulu Allah’ım, Türklüğümü benden esirgeme.”
“Siz büyük bir milletin evlatlarısınız… Azerbaycan adı bize sonradan verilmiş, hepimiz Türk’üz ve Türkçülüğümüzle her zaman gurur duymalıyız.”
“SSCB sizin için vatan olabilir. Benim vatanım, ikiye bölünmüş Azerbaycan. Hayatımın amacı bu yarayı iyileştirmek.”
“Türk değilim” diyene karşı sakın ısrar etmeyin. Allah’ın bahşettiği şerefi istemeyen şerefsize biz zorla şeref verecek değiliz”
Uçmağa gidişinin yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.
Tin’i kut bulsun, durağı uçmak olsun, yeri uluların yanı olsun..
22 Ağustos 2025
M. Hüseyin OĞUZ



