VEFATININ 3. YIL DÖNÜMÜNDE CÜNEYT ARKIN
Cüneyt Arkın, asıl adıyla Fahrettin Cüreklibatır (8 Eylül 1937, Eskişehir – 28 Haziran 2022, İstanbul), Türk sinemasının en önemli aktörlerinden biri olarak kabul edilen, doktor, oyuncu, senarist, yapımcı ve yönetmendir. Türk sinema tarihinde özellikle aksiyon ve tarihi filmleriyle tanınmış, 300’den fazla film ve dizide rol alarak Yeşilçam’ın efsanevî isimlerinden biri olmuştur.
Cüneyt Arkın, Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Karaçay köyünde, Nogay Türkü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Hacı Yakup Cüreklibatır, Türk Kurtuluş Savaşı’na katılmış bir gâziydi. Soyadı “Cüreklibatır”, “yürekli” ve “batur/batır” (yiğit) kelimelerinin birleşiminden oluşur ve “korkusuz yiğit” anlamına gelir. Aile, çiftçilikle geçimini sağlıyordu ve Arkın yoksul bir çocukluk geçirdi.
Eskişehir Atatürk Lisesi’nde öğrenim gördü; sınıf arkadaşlarından biri Eskişehir’in ünlü belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’di. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve doktor unvanını aldı. Askerliğini Eskişehir’de yedek subay olarak yaparken, 1963 yapımı Şafak Bekçileri filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ’in dikkatini çekti.
Fahrettin Cüreklibatır ismi, sinema için uzun ve zor bulunduğu için, gazeteci Vecdi Benderli tarafından Cüneyt Gökçer’den “Cüneyt” ve Ramazan Arkın’dan “Arkın” isimleri alınarak “Cüneyt Arkın” sahne adı oluşturuldu.
Cüneyt Arkın, sinema kariyerine 1963 yılında Halit Refiğ’in teşvikiyle başladı. Aynı yıl Artist dergisinin düzenlediği yarışmada birincilik kazanarak dikkat çekti. İlk filmi Şafak Bekçileri’nde küçük bir rol oynadı, ancak asıl çıkışını 1964 yapımı Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesiyle yaptı. Bu sahne, onun aksiyon filmlerine yönelmesini sağlayan bir dönüm noktası oldu.
Kariyerinin başında romantik ve duygusal rollerde oynadı. Yeşilçam’ın “dört yapraklı yoncası” Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın ile birçok aşk filminde başrolü paylaştı. Sevişmek Yasak, Kolsuz Kahraman, Köroğlu, Büyük Yemin gibi filmlerde Fatma Girik ile başarılı bir ikili oluşturdu.
Halit Refiğ’in önerisiyle aksiyon filmlerine yönelen Arkın, İstanbul’da Medrano Sirki’nde 6 ay akrobasi eğitimi aldı. Bu becerilerini Malkoçoğlu, Battal Gâzi ve Kara Murat gibi tarihi serilerde kullanarak Türk sinemasında eşsiz bir tarz yarattı. Bu filmlerde “yenilmez kahraman” rolleriyle büyük başarı kazandı ve avantür filmlerin aranan oyuncusu oldu. Dublör kullanmayı reddetmesi, onun cesaretini ve profesyonelliğini gösteren önemli bir özellikti.
Kariyeri boyunca sadece aksiyonla sınırlı kalmadı; western, komedi, macera ve toplumsal içerikli filmlerde de rol aldı. Maden (1978) ve Vatandaş Rıza (1979) gibi filmler, toplumsal meseleleri işleyen yapımlarıyla kariyerinde özel bir yere sahiptir.
* Dünyayı Kurtaran Adam: 1982 yapımı, Çetin İnanç’ın yönettiği Dünyayı Kurtaran Adam (The Man Who Saves the World), düşük bütçeli bir bilimkurgu filmi olmasına rağmen, özellikle yurt dışında “Turkish Star Wars” olarak anılarak kült statüsü kazandı. Star Wars’tan alınmış sahneler ve absürt yapısıyla dikkat çekti.
Cüneyt Arkın, Deli Şahin, Son Kahramanlar, Küskün Çiçek gibi filmlerde senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık yaptı. Ayrıca 1990’larda Polis, Zirvedekiler gibi polisiye dizilerde rol aldı.
Ödüller:
* 1963: Artist dergisi yarışması birinciliği
* 1969: İnsanlar Yaşadıkça filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu
* 1972: Yaralı Kurt filmiyle Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu (ancak siyasi baskılar nedeniyle ödülü reddetti)
* 1976: Mağlup Edilemeyenler filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu
* 1999: Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü
* 2007: 26. İstanbul Film Festivali’nde Sinema Onur Ödülü
* 2013: Engelsiz Yaşam Vakfı ve Sadri Alışık Ödülleri’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü
* 2013: Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
Altın Koza Tartışması: 1972’de 4. Altın Koza Film Festivali’nde jüri, ilk oylamada Yılmaz Güney’i Baba filmiyle En İyi Erkek Oyuncu seçti. Ancak siyasi baskılar sonucu ödül, ikinci olan Cüneyt Arkın’a (Yaralı Kurt) verildi. Arkın, bu duruma tepki göstererek ödülü reddetti, bu hareketi sinema camiasında büyük yankı uyandırdı.
1964’te sınıf arkadaşı doktor Güler Mocan ile evlendi. 1966’da kızları Filiz doğdu, ancak çift 1968’de boşandı.
İkinci Evlilik: 1968’de Betül Işıl ile tanıştı. İsviçre’de üniversite mezunu ve uçuş görevlisi olan Betül ile 1969’da nişanlandı, 1970’te evlendi. 1971’de kısa bir ayrılık yaşadılar, ancak tekrar evlendiler. Bu evlilikten Kaan ve Murat adında iki oğlu oldu. Oğulları da bazı filmlerinde rol aldı. Torunları Defne, Zeynep, Cemre, Polat, Tara, Arkın ve Sarp’tır.
2009’da omurgasındaki sinir sıkışması nedeniyle üç ay hastanede tedavi gördü. Ayrıca KOAH hastasıydı.
Binicilik ve karatede uzman sporcu unvanına sahipti. Karate’de siyah kuşak sahibiydi.
Televizyon programları sundu ve kısa bir süre gazetelerde sağlık üzerine köşe yazarlığı yaptı.
Türk milliyetçisi kimliğiyle tanındı. 2002’de Anavatan Partisi’nden Eskişehir milletvekili adaylığı teklifi aldı, ancak, siyasete aktif olarak girmedi. İşçi Partisi’nin bazı kampanyalarına destek verdi.
Cüneyt Arkın, 28 Haziran 2022’de İstanbul’da kalp durması nedeniyle 85 yaşında hayatını kaybetti. Beşiktaş’taki Liv Hospital’a kaldırılmış; ancak tüm çabalara rağmen kurtarılamamıştı. Cenazesi, 30 Haziran 2022’de Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenin ardından Teşvikiye Camii’nde kılınan namaz sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Vefatı, sanat dünyasında ve hayranları arasında büyük üzüntü yarattı.
Cüneyt Arkın, Türk sinemasında özellikle aksiyon ve tarihî filmlerde çığır açtı. Malkoçoğlu, Kara Murat ve Battal Gâzi gibi karakterlerle Türk milliyetçiliği ve kahramanlık ruhunu beyazperdeye taşıdı. Dublör kullanmadan gerçekleştirdiği tehlikeli sahneler, onun cesaretini ve bağlılığını gösterdi. Filmleri, özellikle Dünyayı Kurtaran Adam, uluslararası çapta kült statüsü kazandı. İtalya’da “John Arkin”, İran’da “Fahrettin” adıyla bilindi. Yönetmen Halit Refiğ, onu John Wayne ve Burt Lancaster seviyesinde bir oyuncu olarak değerlendirdi.
Cüneyt Arkın, Türk sinemasında hem romantik jön rolleriyle hem de aksiyon ve tarihî filmleriyle bilinen bir figürdür. Cesur, karizmatik ve çok yönlü bir sanatçı olarak, Yeşilçam’ın altın çağını temsil eden isimlerden biriydi. 300’den fazla filmiyle Türk sinema tarihine damga vuran Cüneyt Arkını,
Rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz..
28 Haziran 2025
M. Hüseyin OĞUZ



