VEFATININ 33. YIL DÖNÜMÜNDE EŞREF BİTLİS
Orgeneral Eşref Bitlis (tam adı Eşref Turgut Bitlis), Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin önemli isimlerinden biri ve Jandarma Genel Komutanlığı görevini yürütmüş bir askerdir.
1 Nisan 1933, Malatya da doğdu. Babası Mehmet Kemal, annesi Seher hanım.
Soyadı “Bitlis” olmasına rağmen Malatya doğumludur (Soyadı kökeni, Bitlis’e dayanır.).
1952: Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu, teğmen rütbesi aldı.
1954: Polatlı Topçu Okulu’nu bitirdi (Topçu sınıfı kökenli).
1966: Kara Harp Akademisi’ni tamamladı.
Almanya’da dil eğitimi aldı, iyi derecede Almanca öğrendi.
1969: Türk Silahlı Kuvvetleri Akademisi mezunu.
1973: Alman Harp Akademisi’ni bitirdi.
1978: Tuğgeneral → Bolu Komando Tugay Komutanı
1982: 8. Tümen Komutanı
1986: Korgeneral
1988: Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı
1990: Orgeneral rütbesine yükseldi
20 Ağustos 1990: Jandarma Genel Komutanı olarak atandı (TSK’nın 32. Jandarma Genel Komutanı)
1990-1993 arası Jandarma Genel Komutanlığı döneminde özellikle PKK ile mücadele, Kuzey Irak’taki gelişmeler ve Çekiç Güç (Operation Provide Comfort) konusunda çok net ve sert tutumlarıyla tanındı. Çekiç Güç’ün Türkiye’nin aleyhine çalıştığını, Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasının Türkiye için tehdit oluşturduğunu açıkça dile getiren komutanlardan biriydi.
17 Şubat 1993: Ankara, Yenimahalle (PTT İşleme Merkezi bahçesi)
Ankara Güvercinlik Askerî Havaalanı’ndan Diyarbakır’a gitmek üzere havalanan Beechcraft B200 King Air tipi askerî uçak, kalkıştan kısa süre (yaklaşık 5 dakika) sonra düştü.
Orgeneral Eşref Bitlis’in yanı sıra:
Binbaşı Yaşar Erian
Yüzbaşı Tuğrul Sezginler
Astsubay Fahir Işık
Astsubay Emin Öner
PTT güvenlik görevlisi Ruhi Salay şehit oldu.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş’in olay yerinde yaptığı ilk incelemede buzlanma + pilotaj hatası olarak belirtildi. Bazı raporlarda buzlanma ön plânda gösterildi.
Ancak:
Kazadan hemen sonra teknik/bilirkişi raporu olmadığı yönünde açıklamalar yapıldı.
Daha sonraki yıllarda ODTÜ öğretim üyeleri gibi bilirkişilerin raporlarında çelişkiler ortaya çıktı.
Uçak enkazının hurdacıya satılması, fotoğrafların sınırlı incelenmesi gibi hususlar soru işaretlerini artırdı.
2016’da savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi (zaman aşımı + sabotaj/suikast iddiasına somut kanıt bulunamaması).
Eşref Bitlis’in ölümü, Türkiye’de hâlâ en çok tartışılan “şüpheli ölüm” vakalarından biridir.
Başlıca iddialar:
- Çekiç Güç / ABD karşıtı tutumu nedeniyle yabancı istihbarat servisleri tarafından hedef alındığı,
- Kuzey Irak politikaları, Barzani-Talabani görüşmeleri ve PKK’ya karşı bağımsız tutumu,
- Bazı kesimlerce suikast olarak değerlendirilir (Olu Tarık Bitlis dahil bazı yakınları bu yönde açıklama yaptı.)
- 1993’te yaşanan diğer şüpheli ölümlerle (Turgut Özal, Bahtiyar Aydın, Cem Ersever vb.) bağlantılı olduğu tezleri…
- Resmî kayıtlar kaza olarak geçse de kamuoyunda ve özellikle milliyetçi/askeri çevrelerde şehit olarak anılır ve ölümü üzerindeki sis perdesi kalkmamıştır.
Eşref Bitlis, özellikle 1990’ların başındaki Kürt meselesi, Irak’ın kuzeyi ve ABD’nin bölgedeki rolü konusunda devletin resmî tezine en yakın, en net ve en cesur konuşan komutanlardan biri olarak hatırlanacaktır.
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
19 Şubat 2026
M. Hüseyin OĞUZ











