İHTİLÂLLER / DARBELER, MİLLET ZARARINADIR!
Yine bir 12 Eylül’deyiz.
1980 12 Eylül’ünden 46 yıl sonra yeni bir 12 Eylül günündeyiz.
***
Bir Cuma sabahı, radyo ve televizyonlardan yansıyan Hasan MUTLUCAN’ın tok sesli marşıyla uyanmıştık. “Yine de şahlanıyor, aman” sözleri, yüreğimize işliyor, vatanperver duygularımız coşuyordu. İhtilal, olmuştu… Kime ve neye karşı?
O gün, en azından o gün milletin ekserisi mutluydu… Sağcılar da solcular da… Sünniler de Aleviler de… ABD de, onların yerli işbirlikçileri de…
Memnun olmayan nerdeyse kimse yoktu. Ama bir grup vardı, onlar memnun değildi… Teker teker derdest edilerek cezaevlerine atılan ve orada yıllarca işkence gören Ülkücüler, Devrimciler…Merak ediyorum; 12 Eylül’den önceki dönemde eylemler yapan Millî Görüşçüler, Akıncılar ve “Yeşil Komünistler”den kaç kişi mapuslara atılmış ve işkence görmüştür?
***
Hangi toplumsal sorunlar olursa olsun, toplum ne kadar çıkmazda bulunursa bulunsun; İHTİLAL / DARBE için bir mazeret oluşturmaz / oluşturamaz. Her hal ve kayıtta, İHTİLALLER / DARBELER toplum zararınadır.
İhtilâl / darbelerin en meşru zemini, toplumun bilgisizliği, toplumun BİLGİ’ye ve BİLGİLİ’ye değer vermemesidir. Yüksek bilgi ve bilinç düzeyine erişmiş Batı toplumlarında ihtilâl ve darbelerin olmayışı bu sebepledir. Toplum, meydanı boş bırakırsa, seçeceği siyasetçilerin ÖZGEÇMİŞLERİNİ incelemeden seçimlerde oy verirse, sonuç, her zaman toplumun zararınadır.
Bu önemli gerçeğin idrak edilmesi ve toplumun yüksek standarlarda BİLGİ’ye ve BİLGİLİ’ye değer vermesi ile, ihtilâllere / darbelere darbe indirilir.
- 12 Eylül 1980 İhtilâli / Darbesi, Türk milletinin yararına yapılmamıştır.
- Bu ihtilâl / darbe, ABD ve eksenindeki devlet servisleri ile yerli işbirlikçilerinin plânladığı ve yönettiği ihtilâl / darbedir.
- Sonraki süreçte, Türk milleti zararına uygulanacak faaliyetlerin zeminini oluşturan yönetim biçimi ve alternatif senaryolarının tertiplendiği bir tuzaktır.
- 27 Mayıs, 12 Mart gibi 12 Eylül de, şeytan temsilcilerinin hazırladığı, Türk ve Türkiye düşmanı yabancı servislerin yerli işbirlikçiler eliyle sahneye koyduğu trajikomik bir tiyatrodur.
- Adalet (denge) olsun diye “bir sağdan, bir soldan” insanın asıldığı, adaletin rafa kaldırıldığı, millet zararına sahneye konmuş bir trajikomik tiyatro…
- “Benim memurum işini bilir.”, “Azeriler, Şii’dir; bizden değildir.” söylemlerinin sahibi, Siyasal İslamcı şemsiyesi altında SİNSİ din ve millet düşmanlığı yapan, kendini dindar zanneden yobaz Müslümanların potansiyelini din ve millet zararına değerlendiren siyasetçilerin güçlenmesine zemin hazırlayan trajikomik bir tiyatro…
Aziz ve asil Türk milletinin evlatları, bu trajikomik tiyatroya inandı / inandırıldı ve rayından çıktı… Öz benliğini unuttu, rantiye ve liyakatsizlik batağına battı… Nihayetinde bugünkü ÇERÇEVE YASA’nın Meclis tarafından onaylanmasına gelindi…
12 Eylül 1980 İhtilali / Devrimi, günümüzde gayri millîlerin güçlenmesinin ve toplumsal sorunlarımızın çözülemeyişinin ana sebeplerinin başında yer almaktadır.
12 Eylül, Eylüllerimize KARA bir leke olarak tarihe geçmiştir.
Başlatıcısı, yönlendiricisi, uygulatıcısı her kimler ise tarih ve millet önünde lânetlenmiştir. Sonsuza dek lânetle anılacaklardır.
***
İnsanlık yararına TANRI, TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN!
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!
12 Eylül 2026
Ahmet KIYMAZ
