ABD MÜDAHALESİ VE RİSKLER
- ABD, İran’ı vurdu ve Trump yaptığı kısa açıklamayı “Şimdi Barış Zamanı” diyerek bitirdi.
- Trump sanki mecburen (Epstein dosyası ve Los Angeles eylemleri) bir saldırı yapmış gibiydi ve İran’a açıkça “Cevap verme ve gel masaya otur.” dedi!
- Zaten önceden boşaltılmış ve dağın içindeki/dibindeki tesisleri vurdu! Yani aslında sembolik bir saldırı yapıldı!
Şimdi, İran’ın iki hal tarzı var:
Ya Hürmüz Boğazı’nı kapatıp, enerji arzını kısıtlayıp dünya ekonomisine ağır bir bedel ödetecek ve bu arada başta körfezde hemen burnunun ötesindeki ABD üslerini en ağır şekilde vuracak, yani angajmanı kabul edip, tempoyu yükseltip, kuvvetli karşılık verecek,
Ya da İsrail’e füze saldırılarına devam ederken, göstermelik birkaç ABD üssünü vurup, iç kamuoyuna mesaj verecek ve “savaş temposunu” bir müddet daha kontrollü tutacak!
Savaşın uzaması ve İran’da rejimin devam etmesi, ABD ve İsrail’in yenilgisi anlamına gelir!
Bu kurguyu bozacak iki etken olabilir:
İran’da Suriye veya Libya’ya benzer şekilde dış destekli ve güçlü bir ayaklanma / iç savaş ile rejimi içerden devirmek
Ya da yeterli sayıda taktik nükleer silah kullanarak, mevcut yönetimin boyun eğmesini sağlamak! –
- Nükleer seçenek göründüğü kadar kolay değil zira serpinti ve radyasyon tüm bölgeyi (Körfez ülkeleri ve hatta kısmen İsrail’i) etkileyebilir ve bu etki uzun yıllar devam edebilir. Çernobil örneği unutulmamalı!
- Ayrıca, İran’ın dış destek alarak nükleer bir karşılık verip veremeyeceği de iyi hesap edilmeli
Uzun süreli savaşın sonucunu KAYNAK GÜCÜ ve HALKIN SAVAŞA DESTEĞİ yani “Toplumsal Güç/irade” belirler! Yani halk savaşın haklılığına inanmıyorsa, hükümete direnç gösterir ve engeller,
- Gazze ve Ukrayna savaşları dikkate alındığında, ABD ve İsrail’in artık uzun bir savaşı sürdürebilecek kaynak gücü ve savaşın ardında kuvvetli bir halk desteği olmadığı bilinmeli,
- Üstelik Çin ve Rusya’nın (hatta Pakistan’ın) İran’a daha fazla ve stratejik destek vereceği ortada…
Netanyahu güdümündeki ABD Başkanı Trump, Kongre onayı olmadan ülkesini, bölgeyi ve hatta dünyayı büyük bir belirsizliği içine attı.
- Ancak, bugünkü parametreler ABD/İsrail için hassasiyetlerin daha fazla olabileceğini düşündürüyor.
Diğer yanda, ABD’nin İran’la savaşa girmesi Türkiye için yeni riskler oluşturdu. Bu ortamda;
- Türkiye tam tarafsızlık içinde olmalı, –
- Kürecik radarı ve İncirlik üssünü ABD/İsrail kullanımına muhakkak kapatmalı,
- Arabuluculuk için gayretleri arttırmalı, –
- İçerdeki terörle müzakere süreci muhakkak sonlanmalı,
- Sığınmacı ve kaçakların geri gönderilmesi için işlemlere başlanmalı,
- Hava sahası kontrolü konusunda, özellikle “yüksek irtifa” hava savunması için eksikler hızlıca tamamlanmalı, siper füzeleri ve S400’ler operasyona hazır hale getirilmeli,
- Tüm bunlar kadar önemli bir konu olarak; İstihbata Karşı Koyma (İKK) tedbirleri güncel ihtiyaçlara göre yeniden geliştirilmeli…
- Ve son olarak, içerde yargının güvenirliğine gölge düşüren hukuk dışı tutuklamalara artık son verilmeli!
Başınızı kaldırıp bakarsanız kuzey, doğu, güneyimizin ateşle çevrelendiği, batıda Yunan’ın adalarımıza el koyduğu ve ABD’nin bizi çepeçevre kuşattığını görürsünüz! Şimdi birlik, dirlik ve akıl zamanı!
22.06.2025
Dr. Fikret BAYIR
E. Kur. Alb. / Zafer Partisi Gn. Bşk. Yard.


