AKILLARI BAŞA ALMAK İÇİN GEÇ DEĞİL!
Abdülhamit’in vezirlerinin çoğu, neredeyse bütün elçiler, yüksek dışişleri mensupları Ermeni’ydi. Ticaret ellerindeydi, Müslüman kitleye göre daha refah içindeydiler. Devletin itibarlı vatandaşlarıydı Ermeniler. Vatandan toprak koparma sevdasına düştüler, onları kışkırtan arkalarındaki dış desteğe güveniyorlardı. 1877-1878 Osmanlı – Rus harbinin ardından (93 harbi) isyana ve teröre başvurdular. Ermeni kilisesi destek verdi. Huzur içinde yaşayan Ermeniler, neler yitireceklerini hiç düşünmeden Hınçak, Taşnak terörü yanında yer aldılar. Aklı başında Ermenilerden dur diyenler terörün kurbanı oldu. Sonuç malum. Sultan II. Abdülhamit döneminde bu isyanlar doruğa çıktı. Dönemin Zaptiye Nazırı Hüseyin Nazım Paşa’nın iki cilt halinde sultana taktim ettiği belgelerden ibaret “Ermeni Olayları Tarihi” incelenmeye değer, Genelkurmay ATASE Başkanlığınca yayımlanmıştır.
Böyledir bu işler. Huzur içinde yaşarken taşları oynattın mı altından ne çıkacağı belli olmaz. Hele de yabancıların kışkırtmasına aldananlar bugünkü Gazze’nin durumuna düşmekten asla kurtulamaz. Yabancı güçler, kendi çıkarları öncelikli olmadan kıllarını kıpırdatmazlar. İngiliz’in kışkırtmasına ve desteğine güvenen, kendi devletini arkadan vuran, Kudüs’e giren İngiliz ordusunu şenliklerle karşılayan Filistin, bugün ne kadar ağlasa azdır.
Ne ABD ne AB ne CIA ne MI6 ne MOSSAD ayrılıkçıya yâr olur. Emellerine ulaştıkları gün arkasına tekmeyi vururlar. İsveç, Almanya, Fransa, Hollanda vd. kabul etse bir daha dönmemek üzere koşa koşa gitmeye hazır olanlar, orada burada olmayan hangi haklara sahipler olacaklar da oralarda yaşamaya can atıyorlar? Daha önce gidenler orada burada olmayan hangi hakka kavuşmuşlar da çok mutlular? Herkes aklını başına almalı, Anadolu’nun her köşesine dağılmış, işinde gücünde insanlar neyi desteklediklerini bilmeli ve varsa ya yanlışlarından dönmeli ya da sonuçlarına katlanmalı.
Tut ki, Kel Barrack’ın rahatsız olduğu ULUS DEVLET ortadan kalkıncaya kadar -ABD’nin, AB’nin bugün işine öyle geldiği için- PKK feshediliyormuş, silah bırakılıyormuş gibi yapıldı. Bunun böyle kalacağına inanacak kadar saf kaç kişi vardır? Zaten öyle olacağını hiç gizlemiyorlar. Kandil’in, DEM’lilerin orada burada söylediklerine bakın yeter.
PKK ve yancıları yürekten isteseler bile ABD, AB buna izin verir mi? Böyle kullanışlı örgüt elden çıkarılır mı? Ortadoğu’nun neresinde istenirse kullanılabilecek, çok düşük masraflı, ölüme gönderilmeleri kolay, canının bir mermi maliyeti kadar değeri olmayan insanlardan vazgeçilir mi? Belki bir süre eylemsiz kenarda tutulurlar.
Dahası da var. Uyuşturucu konusunda dünyanın en büyük narko örgütlerinden biri olan PKK, bu konunun dışında kalabilir mi? Siyasi ayağı olan global uyuşturucu karteli buna razı olur mu? Bu uyuşturucu trafiğinden nemalanan örgüt mensupları izin verir mi?
Bir aslanı iğneyle uyuşturur sonra yanına yanaşırlar. Bu arada işin vahametinin farkıma varmayan şımarık birileri aslanı dürtmeye; kuyruğunu, kulağını çekiştirmeye başlarlar. Bunların şımarıklıkları artar, cesaret bulur aslana olmadık şeyler yapmaya kalkarlar. O sırada aslan titrer ve kendine gelir, sonrası malum.
1974’te Kıbrıs harekatı sırasında Kürt kökenli vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı il ve ilçelerde askerlik şubelerinin önü gönüllü yazılmak isteyen vatandaşlarımızla dolmuştu. Benim, Kürt kökenli pek çok askerim olmuştur, hepsiyle de çok güzel anılarım var. Can dostum, yediğim içtiğim ayrı gitmeyen pek çok Kürt arkadaşım var. Bazılarıyla kardeşten öte olduk. Bahçeli’nin açtığı çığırda yürüyenlerin, bölücü katillerin hiç akıllarına getirmedikleri uyanış gerçekleşir, uyuşturulmaya çalışılan Türklük, Türk vatandaşlığı bilinci bir şahlanırsa şımardıkça şımaran pek çoklarına yazık olur. Uyuyan aslanı çok fazla dürtüklediler. İnşallah, büyük kötülükler olmadan herkes aklını başına toplar.
10 Ağustos 2026
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Strtatejist






