Günler aylar mevsimler
Kendine has isimler
Yine hazan mevsimi
Duyguların tılsımı
Günler haftalar aylar
Geçmişteki haraylar
derken güz mevsiminin
ortasındayız şimdi
Keşkelere, hay haylar
Gülüp geçeriz şimdi
Zaman dilimlerini
insana benzetirim
Yeni doğan her günün
İlk ışıklı anını
Bebeğe benzetirim
Yeni doğan her günü;
henüz seher vaktini,
insanın bebek hali,
Ufukta şafak vakti
sabah olunca ergen,
delikanlıdır öğlen
ikindi kemal, olgun…
akşam yaşlı, ihtiyar…
Bir ömürlük gün batar.
başka yerlere Umut
Yine umutla doğar…
Yarına yeni bir gün
Gelsin umuda düğün
başlar, devri alemler
Dönüyor dönenceler
Her gün yeni umuda
Pencereler açılır
Sevgi dolu dilekler
Tüm evrene saçılır
Gönül kabelerinde
Gün canları karşılar.
Haftaları alkışlar
Hafta da aynı sanki
Pazartesi genç ergen
delikanlı, Çarşamba
Olgun kişi Perşembe
cuma derki yaşlılık
İhtiyar Cumartesi
Pazar göç başlar artık…
pazartesi yeniden
hayatlar devam eder…
Bir Mevsimlik ömürler
yine insan simgeler …
Aylar mevsimler yıllar
Ömürden geçen yollar
Aylara göre kolay
Anı yaşamak olay…
İlk bahar; genç, yaz olgun
Hazan yaşlı, kış solgun
aylara göz atınca
Pembe gözlük takınca
yeni doğan, Ocakta
Şubat bebek, kucakta
mart ergen delikanlı.
Haziran bereketi
Günü bir yıl gösterir,
güçlü kuvvetli, her can
İnsanda bin heyecan
her günü bir yıl kadar
Kendini işe adar
uzun… uzun çalışma
Karıncayla yarışma…
Temmuz olgun hasat çok
Çalış çalış durmak yok
sıcak sevecen güçlü…
Hikayeler öykülü…
Ağustos mu ? kamil yaş …
torun torba arkadaş
Canlar karışmış canlar…
Bitmeyen heyecanlar
Görünen güzellikler
Sevecen özellikler
sevgiyle can yoğrulur
İstikamet, doğrulur
yakında bir hazan var
Yaklaşıyor aşikar…
İşte geldi sonbahar,
Bize hoş geldin Eylül
Ömrün hazanına gül
Eylüle altmış desem
Altmış yaşa benzetsem
hala güçlü hayaller
enerjisi var… meğer
Kontrol etse eğer
Torunlara maskara
Durmadan oyun ara
Torun torbaya her an
Karıştıkça heyecan
Oyunla geçen zaman
ikinci baharında
Hep çocukluk çağında
yılları torunlarla …
yaşar, bendini aşar
bazen de sorunlarla
vücut dengesi şaşar
doğayla mutlu yaşar
Yağmur bulut olunca
Canda Ağrılar başlar …
Eklemde sızı kışlar…
Ekim ayı yaklaşır,
torunlar delikanlı
Yaş yetmişe ulaşır
Arkadaşına şaşar
torunlar boyu aşar
Delikanlı olmuştur…
Ekim ayı çok özel
Her günü ayrı güzel
Ekinler ekiliyor,
toprağa gömülüyor
Gelecek baharlara
bereket getiriyor
Buğday arpa ekildi
Tam dokuz ay beklenir
Buğday haline gelir…
Sanki anne karnında
büyüyen bebek gibi
Toprak ana bağrında
Uyuyan bir can gibi
Son meyveler dallarda
Sapsarı ayvalar da
Ay sonunu bekliyor
Gününe gün ekliyor
Kasım ayı kapıda
Yaş sekseni yakala…
Torun torba evlenir
Dedeler nüvelenir
Neneler neşelenir
Torun çocuklarıyla
Bütün ocak şenlenir
Hızlı yaprak dökümü
Kış uykusunun demi
Kışa hazırlık cemi…
Aralık soğuk zor kış
Atlatanlara alkış
Toprak ana sırlarken
Bahara umut nakış
Yine yeniden doğuş
Bahar canlarla buluş
Nihayet devri daim
Mevsimlerdeki oluş
Soğuklarda çok güzel
Muhabbetler çok özel
Soba başında sohbet
Sofralarda bereket
Yürekler sevgi dolu
Kar yağmur dolu dolu
Sıcak soba canlara
Mazideki anlara
Sanki ana kucağı
Kışın soba sıcağı…
Kışı yaşayan canlar
Bahara umut bağlar
Nerde o taze çağlar
Öyküler akar çağlar
Dünü yarına bağlar
Ezel ebet arası
Dün ve yarın sırası
Yıllar gün gibi geçer
Maziden anlar seçer
İki uzun soluğun
Arasındadır ömür
Ömür gülü her sabah
Bin bir umutla açar
Akşama gün batınca
O da bitiyor naçar
Nihayet her günümüz
Umutla aşkla dolsun
Vatanımın üstüne
Barış güneşi doğsun
Nihayet Ağçay
5.10.2022
