BİREYSEL SUÇLARIN TOPLUMSAL SUÇLARA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ…
Bireysel suçlar, toplumsal suça dönüştürülse, orda hürriyetten bahsedilir mi?
Bu işlerin başlangıç plânına bakınca, her şey anlaşılıyor. Ama ahmaklar, zihinleri çıkara ve mahalleciliğe dayananlar, bunu anlamadılar. Vesayetle suçlu icat ettiler, bunlara hukuksuzluk olurken, karşı mahalleler sevindi; şimdi başlarına adaletsizlik gelince ,insanlığı anladılar mı acaba?
Burda, eğer suç üretilmişse, denetim görevlilerin ve siyasi iktidarın suçunu sorgulamak gerekmez mi? Suçluya elbette, bağımsız yargı hesabını sorar. Ancak, suça teşvik edeni, üreteni, suç olmadan sorunlu sorumluların, tedbirsizliğini kim sorgulayacak? Ülke yağmalanırken, suç üretilirken niçin göz yumuldu?
Ganimet ortaklığı, hukukun ve adaletin olmadığı, her yerde olur. Yaşanır bir ülkeden, yaşanmayan bir ülke haline getiren, karakter bozukluğu haramzadelerden,sorumluların hesap sorması gerekmez mi? Ülke bulunmuş eşya deposuna döndü. Adalet, hukuk, saydamlık var mı? Suçluları koruyanlar kimler? Sömürünün vesayeti, taşeronları kimler?
Bu türlerin vatanı, milleti, bayrağı, inancı olmaz; çıkar için yarattıkları putlara taparlar. Her şeyi kılıf yaparlar. Bunları anlamayan tutsak akıllardan, körlerden, soygunculardan, adaletsizlerden, ülke yararına bir şey beklenemez.
Bunu anlamak ve kötülüklere ayrımsız “dur” demek gerekir. Yoksa zulümler herkesi yakar, yakıyor da…
20.12.2025
Kemal ALBAYRAK
20. ve 21. Dönem Milletvekili

