DEĞİŞEN ZİHNİYETİMİZ
Görülmekte ki, çağlar boyu oluşturduğumuz Türk Medeniyeti’nin temelini oluşturan Türk-İslam Kültürü, yani Cumhuriyetimizin temel harcı millî kültürümüz de âdeta bir iflas hali yaşanmaktadır. Yaşanan iflas hali, ekonomide, siyasette, eğitimde, beşeri ilişkilerimizde, mimarimizde, ticarette velhasıl medeniyetimizi oluşturan bütün maddî ve manevî unsurlarda açıkça yaşanmaktadır.
Bilge Kağan, ”…Türk Beğleri, Çin Beğleri gibi giyindi…” diye yazdırmış idi, Orhun Kitabesi’ne.
Moda, giyim ve kuşam insanın kendi örfünden kopmasının ilk merhalesi.
Kılık ve kıyafeti, konuşma, davranış tarzı, cadde ve sokaklarda ki tabelaları ile Türk insanının yaşadığı Türk yurdunda değil de Arabistan, Afrika, Avrupa, Amerika’dan esintiler ve her biri kot pantolonu, saçı, sakalı, örtüsü ile tezat için de bir toplum inşa edilmekte.
Zihnî açıdan katledilen Türk insanı, aile çevresi, iş çevresi, yaşadığı, yaşar iken kirlettiği katlettiği çevre bunun bir örneğidir; çarpık, özenti ürünü, taklit mimari, başka bir örnek.
Her türlü kutsalı kullanarak aldatma sonucu, mânâ ile maddeleştirilen, hoşgörüden, okumaktan, düşünmekten, edebiyatından, müziğinden, töresinden, örf ve ananesinden, tarihinden uzaklaştırılan ve bunun fakında olmayan bir toplum, değişen bir zihniyet.
Atatürkçüyüm diyen,
.Atatürkçü olabilmek için, Atatürk’ü tanımak ve anlamak şartından uzak,
Atatürk, TÜRKÇÜ idi.
Türkçü olamayan,
Atatürk, dindar ve yüce dinimize, Peygamber efendimize saygılı idi.
Dindar, yüce dinimize ve Peygamber Efendimize saygılı olamayan,
Atatürk, Türk kültürünü benimsemiş idi.
Türk kültürünü benimsemeyen, uzak duran,.
Atatürk, sosyalist, komünist, nasyonal sosyalist, faşist değildi.
Bu ideolojilerden birine bağlı olan,.
Atatürk, mütevazi, yerinde hoşgörülü idi. Kindar değildi.
Mütevazi, yerinde hoşgörülü olamayan, kendi gibi düşünmeyene kin besleyen,
Atatürk, akılcı, bilime açık idi. Okurdu. İlahi kelamı, insanları ve insanların yazdıklarını okurdu.
Akılcı ve bilime açık olamayan,
Atatürk’ün koyduğu ve hayata geçirdiği umdeleri baş gözü ile okuyup, gönül gözü ile okumayan, kavramayan ve uymadığından uygulamayan
Kemalist olan, Atatürkçü olamayan garip bir toplum.
Millî kültürümüz yaşasın; devletimiz, vatanımız, milletimiz bölünmesin diye çabalayan Türk Milliyetçiliği ülküsüne kendilerini adamış; Özde Ülkücüler ki, onlar iki yüzlü değillerdir, yalan söylemezler, kalpleri mühürlenmemiştir, süslü kumaşlar giydirilmiş hurma kütüklerine benzemezler, boş bir gururla böbürlenmezler; büyüklerine saygılı, küçüklerine saygılıdırlar; arkadaşlarını, dostlarını, inanç ve ideallerini makam, menfaat, öz çıkarlarını uğruna satmazlar; haklarında dedikodu yapmazlar.
Tanrı’m bize akletmemiz için akıl vermiş ki, doğru olup doğru yaşayalım.
Sloganların esiri olmayan, özünden kopmayan, okuyan, düşünen, üreten aklı hür, irfanı hür, dimağı genç bir nesil var ki, o nesil (Y-Z) ve sair değil, Türk Gençliği’dir.
Selam ve dua İle…
M. Yavuz ELBİRLER
EGM E. İsth. D. Bşk.


