EDA ÜYELERİ, “NE VAR, NE YOK” PROGRAMINDA KONUŞTU!
ETKİN DÜŞÜNCE AKADEMİSİ (EDA) Üyeleri E. Yb. Prof. Dr. Ahmet KIYMAZ ve E. Emniyet Müdürü Dr. Salih GÜNGÖR , “NE VAR, NE YOK“ programında, “ABD – İsrail / İran Savaşı” konusunda, 7 Mart 2026 Cumartesi günü konuştu.
İzlemeniz, izletmeniz dileği ile…
07.03.2026


***
ABD-İSRAİL / İRAN SAVAŞI
ÖNEMLİ NOT:
Aşağıdaki metin, bir “makale, deneme, fıkra, eleştiri, tanıtım” gibi düşünce yazılarından biri olarak görülmemeli. Bu metindeki cümleler, tv. / video çekimi konuşması anında HATIRLATMA cümleleridir. Bu nedenle, yargı oluşturabilecek cümlelerle birlikte, yargı bildirmeyen (cümle olmayan) kelime ve kavramlar da yansımaktadır.
METNİN İÇERİĞİNİN YANSITILDIĞI KONUŞMA LİNKLERİ:
https://www.youtube.com/watch?v=wRT6IqSDVaw
https://www.youtube.com/watch?v=TPQqgKMhihM
https://www.etkindusunceakademisi.org/eda-uyeleri-ne-var-ne-yok-programinda-konustu/
***
Metin:
ABD-İSRAİL / İRAN SAVAŞI
SAVAŞIN ÖNCESİ / KISA TARİHÇESİ
- Irak ve Suriye’nin dizaynı ve taksim edilmeleri (BATI İTTİFAKI tarafından PKK / İŞİD / EL KAİDE, TALİBAN örgütlerinin organize ve finansı)
- Arz-ı Mev’ud kavramının yüksek düzeyde idrak edilmesi.
- FIRAT KALKANI HAREKÂTI: 24 Ağustos 2016 (Amerika askerlerinin coğrafyaya ilk çıkışının adı LONGİNUS MIZRAĞI HAREKÂTI‘dır.)
- ZEYTİNDALI HAREKÂTI 20 Ocak 2018 / BARIŞ PINARI HAREKÂTI: 9 Ekim 2019
***
EPSTEİN DOSYALARI VE SALDIRILARIN BAŞLAMASI
Amerikalı finansör ve hüküm giymiş çocuk istismarcısı Jeffrey EPSTEİN‘in ve politikacılar ile ünlülerin de dahil olduğu sosyal çevresinin suç faaliyetlerini ayrıntılarıyla açıklayan 6 milyondan fazla sayfa belge, görüntü ve videodan oluşmaktadır.
ABD Adalet Bakanlığı, yasanın belirlediği son tarih olan 19 Aralık 2025‘e kadar Epstein dosyalarının nispeten küçük bir kısmını yayımladı ve bu durum, iki partiden de eleştiri aldı.
30 Ocak 2026‘da 2.000 video ve 180.000 görüntü dahil olmak üzere, 3 milyondan fazla sayfa daha yayımlandı.
Yayınlanan dosyalarda tanınmış kişilerden bahsedildi ve bu durum bahsedilen kişilerin üzerinde artan bir inceleme ve sorgulamaya yol açtı.
***
MAHKEME KAYITLARINA GEÇEN EPSTEİN DOSYALARINDA DİKKATİ ÇEKEN OLAYLAR
- Çocuk yaştaki kızlarla PEDOFİLİ ilişkiler…
- Bebek kanı içme, bebek katli ayinleri ve SATANİZM…
- ABD başta çeşitli dünya ülkelerinde etkin siyasetçilerin bu türden olaylarda isminin geçmesi ve bunların foto ve videolarla belgelenmesi…
- Türkiye, Epstein’e 200 milyon dolar karşılığı “Binlerce reşit olmayan çocuğu” satmakla suçlanıyor!
İSRAİL’İN “EPSTEİN” DOSYALARINDA İSMİ GEÇEN SİYASETÇİLERE ŞANTAJ VE NETİCEDE ABD’NİN İRAN’A SALDIRISININ ZORUNLU KILINMASI
TRUMP: “Biz saldırmasaydık, İran bize saldıracaktı.”, “İran, nükleer silaha sahip olamaz.”
Yahudiler: Goyim / Araplar: Mevali gibi kavramların açıklanması ve bu kavramların içerdiği anlamlarla savaşın nedenleri arasında ilişki kurulması.
***
DÜŞEN İHA VE FÜZE SONUÇLARI
İlham ALİYEV: “Bize karşı bu terör eylemini gerçekleştirenler pişman olacaklar. Bu ŞEREFSİZLER, bize karşı bu terör eylemini gerçekleştirenler pişman olacaklar.” (İha, Nahçıvan havaalanına düştü.)
Recep Tayyip ERDOĞAN: “Uyarılarımızı net biçimde yapıyoruz, hava sahamızın güvenliğini şansa bırakmıyoruz!” (Füze, Hatay’ın Dörtyol ilçesine düştü.)
“ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etmektedir. İran’ın körfez ülkelerine yönelik saldırısı da kabul edilemez.”
Sayın Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, bu türden açıklamaları ile daha akılcıl, daha mutedil ve daha diplomatik biçimde Türkiye’ye yakışır bir yaklaşım yansıtmaktadır.
***
SAVAŞ HAKKINDA SÖYLENENLER VE GENEL ALGILAR
- İsrailli gazeteci Alon Mizrahi: “Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde, Amerikan üslerini o kadar kapsamlı, o kadar büyük ölçekli ve o kadar kararlı bir şekilde yok ediyor ki, dünya buna hazır değil. İran, 4 gün içinde bölgedeki askeri üstünlük alanını genişletmeyi başardı. İran, dünyanın en değerli ve pahalı askeri üslerini, mülklerini ve teçhizatlarını imha etti. Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’daki Amerikan üsleri, tüm dünyadaki en büyük askeri tesisler arasında yer alıyor.”
- PUTİN: “Cesur İran güçlerinin, Delta özel kuvvetlerinin çok sayıda üyesini öldürdüğü ve esir aldığı bildirildi. Delta Kuvvetlerinin İslâm Devrim Muhafızları Ordusu’nun elinde olması şaşırtıcı.”
- Çinli Prof. Zhang Weiwei: Bir anlaşmaya vardığımızda her maddesini uygularız. Çin ve İran arasında yapılan (25 yıllık) askerî iş birliği anlaşması doğrultusunda, Çin İran’a büyük destek oldu. Savaşın gidiş yönü değişti.
- İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı BEN GVİR, üzerine gelen kalabalıktan silah çekerek kurtuluyor.
- Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İran’ın saldırılarını kınaması da oldukça manidar.
***
Medyadaki bilgi kirliliğine, edinilen bilgilerin doğruluğunun kanıtlanmamasına rağmen, hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde akl-ı selim aydınların genel düşünceleri şu cümlelerle tanımlanabilir:
- Bu savaş, ABD’nin çöküşünü hızlandıracak.
- ABD ve Trump, başlangıçta Hamaney‘i ortadan kaldırmanın yeterli olacağını düşündü. Bunu ilk günkü bombardımanda başardılar. Ama, sonrası plânladığı gibi olmadı.
- İran’da toplumun ayaklanacağını ve İran’ın teslim olacağını düşündüler. Ancak, beklenmedik şekilde İran’ın karşı saldırısı çok güçlü ve hızlı oldu.
- Körfez ülkelerindeki ABD askerî üslerinin çoğunluğu saldırıya uğradı ve büyük hasar aldı.
- Saldırıdan önce İran halkının ekserisi, rejime tepkili idi. Hamaney’in öldürülmesi İran için bir şehadet anlamına geldi. ABD’nin beklemediği biçimde, İran halkı kenetlendi.
- ABD, İran’ın bir Irak veya Suriye olmadığını; ülke nüfusunun yarısının TÜRK soylu insanlardan olduğunu hatırlamadı.
- İsrail hükümetinin çağrısı üzerine, dünyanın değişik ülkelerinden Yahudilerin İsrail’e gelmesine karşın; İsrail’i terk eden Yahudilerin sayısı çok daha fazla. İsrail halkı panik içinde, hükümet düşmek üzere ve yenilen taraf ABD – İsrail olacak gibi…
- En büyük korku, İsrail ve ABD’nin nükleer silâh kullanması. Böyle bir durum, dünyayı ve insanlığı kıyamete götürebilir.
2011 Haziran’ında “Arap Baharında Açan Çiçek: SURİYE” kitabımızda şunları söylemiştik:
“Amerika, İsrail ve ilgili Batılı devletlerin, Ortadoğu coğrafyası üzerinde tedricen uyguladığı strateji ve politikaların ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin uygulanmasının temelinde SURİYE’DEN SONRA İRAN BULUNMAKTADIR. Nihaî hedefin ise, NATO üyeliğimize rağmen, TÜRKİYE VE İSTANBUL OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR.
***
TÜRKİYE’NİN ALMASI GEREKEN ÖNLEMLERDEN BAZILARI
- TÜRKİYE, OTTOWA ANLAŞMASI’NDAN ÇIKMALI VE DOĞU VE GÜNEY SINIRLARI TEKRAR MAYINLANMALI.
- OTTAWA SÖZLEŞMESİ (Mayın Yasağı Anlaşması), 3 Aralık 1997‘de imzaya açılmış ve 1 Mart 1999 tarihinde resmen yürürlüğe girmişti. Anti-personel mayınların kullanımını, üretimini ve transferini yasaklayan bu uluslararası anlaşmaya Türkiye, 12 Mart 2003’te TBMM onayıyla taraf olmuş ve sözleşme Türkiye için 1 Mart 2004‘te yürürlüğe girmişti.
- SAVUNMA SANAYİNDEKİ ÇALIŞMALAR HIZLANMALI, millî savaş uçağı KAAN‘ın motor sorunun halledilmesi ve seri üretime bir an önce geçmesi gerekmektedir.
- SAVUNMA SANAYİNDE ENVANTERDEKİ SİLAH VE MÜHİMMAT SAYISI VE KALİTESİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ HIZLANMALI. (Altay tankı, savaş gemisi, denizaltı, balistik füzeler, elektronik harp silâhları vb.)
- ORDU PERSONEL SAYISI, EN AZINDAN 2 KATINA SÜRATLE ÇIKARILMALI.
- ÜST DÜZEY BÜROKRATLARIN ATANMASINDA SADAKATTEN ZİYADE, LİYAKATE ÖNEM VERİLMELİ.
- İNCİRLİK HAVAALANI VE KÜRECİK RADARI, ACİLEN KAPATILMALI VEYA KULLANIMA SINIR GETİRİLMELİ.
- TARİKAT VE CEMAAT YAPILAŞMALARININ DENETİM VE KONTROLLERİ ARTIRILMALI. (Irak’taki Kesnizani tarikatı, tarihteki Vanbery ve Lawrens örnekleri unutulmamalı.)
“Müslüman rolünü o kadar iyi oynadım ki, yalnızken bile gece kalkıp namaz kılıyordum.” (Lawrens)
- TÜRK HÜKÜMETİ’NİN SAVAŞA GİRMEMEK İÇİN TÜRK DEVLET AKLINI KULLANARAK DİPLOMATİK HER TÜRLÜ ÖNLEMİ ALACAĞINA, UYANIK VE DİKKATLİ OLACAĞINA İNANIYORUM. EN AZINDAN, İNANMAK İSTİYORUM.
- HİÇBİR SİYASETÇİNİN VE ÜST DÜZEY BÜROKRATIN HATA YAPMA LÜKSÜ YOKTUR, DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
***
LONGİNUS’UN MIZRAĞI HAREKÂTI’na mukabil, Türk ordusu da, tarihî birikiminden ve ecdadının maneviyatından güç bularak FIRAT KALKANI HAREKATI’nı gerçekleştirdiği unutulmamalı.
Mevcut AK PARTİ iktidarlarının yanlışlarının çok olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte, doğrularının da çok olduğu apayrı bir gerçektir. Usta bir fırçadan bezenmiş, renklenmiş bir resim tablosunun detaylarını, sadece yetenekli olan fark edebilir. Burada, Türk hükümeti değil, TÜRK DEVLET AKLI, SÖZ KONUSUDUR.
Kim ne derse desin, ülkemizin ne kadar sorunu bulunursa bulunsun, Türkiye çok güçlü bir devlettir, aziz Türk milleti de çok zengin medeniyet varisidir.
07.03.2026
E. Yb. Prof. Dr. Ahmet KIYMAZ
