29 Ocak 2022 – Fahrettin ÇELİK
Serpiştirmiş tipiyle ovaları dağları,
Beyaza bürünmüş köy, görünmüyor bağları.
Bizim köyün evleri buz tutmuş saçakları,
Yollara revan olmuş gizli aşk kaçakları.
Bir birine kenetli üşür elimiz bizim,
Yürürüm tüm yolları karda sürülmez izim.
Buzda kayıyor ayak fayda etmiyor asa,
Doya doya gezindik karlara basa basa.
Felekten bir gün çalıp yuvarlandık karlarda,
Doğayla sarmaş dolaş işimiz yok barlarda.
Bir sıcak kahve içip sisli dağ başlarında
Ellerim göğe değdi o kalem kaşlarında.
Karda tipide değil sensizken üşüyorum.
Dünyayı terk eyleyip peşine düşüyorum.
Yüzüme gül yeter ki, dünya küsse de olur.
Üstüme üç metre kar yağıp düşse de olur.
Güneş vurunca şavkı mercan gibi ışısın.
Öyle say ki ömrümün hem yazı hem kışısın.
Her karlı kış gününde üstüme doğsan yârim.
Sensizlik denen zalim hasreti boğsan yârim.
Fahrettin’in gönlüne cemre olup düşte gel.
Bulamazsan yolunu Pir’e varıp pişte gel.
