TÜRK ORDUSUNUN YENİDEN KIBRIS’A AYAK BASIŞININ 52. YILI TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN!
“20 Temmuz 1974 günü Kıbrıs Türklerini yok edilmekten kurtaran, Kıbrıs Türklerini esaretten özgürlüğe, koloni idaresinden bağımsız devlete ulaştıran dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e, Necmettin Erbakan’a, Genel Kurmay Başkanı Org.Semih Sancar’a, Türk Kara Kuvvetlerimize,Türk Deniz Kuvvetlerimize, Türk Hava Kuvvetlerimize, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatına , şehitlerimize, gâzilerimize bu yönde tüm imkânlarını kullanarak harekâta katkıda bulunan Türk milletine saygımız, asla ödenmeyecek şükran borcumuz vardır.” diye bana bir mesaj göndermiş Celal Öcal… Evet doğrudur, yukarıda belirtilen herkese borcumuz vardır!
Şimdi bu 52. yılı taçlandırma, hatırlama ve kutlama zamanıdır. Bunlar yalnızca Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nde değil; başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir köşesinde hayata geçirilmelidir.
Bu sebeple ortaya çıkan ortak düşünce ile Ankara’da Doç. Dr. Mehmet Balyemez başkanlığında içinde Muh. Gâzi E.Tüm.Cemal Ergun Eruç’un bulunduğu bir heyet çalışmalarını sürdürmektedir. (2024 yılı) Ancak ete kemiğe bürünen, dişe dokunan ve hepimizin o günleri hayırla yâd edeceği hazırlıklar göremiyoruz ne yazık ki!
Celal Öcal, bu kutlamalara İzmir’in de katkıda bulunarak dahil olması gerektiğini söylüyor… Ben de hangi İzmir? diye sormak istiyorum… 09 Eylül’ü bile zorla anan İzmir mi? Önce İzmir’in Atatürk, Cumhuriyet, Atatürk’ün partisi, laiklik diye iliğini kemiğini sömüren, ama buna uygun hiçbir şey yapmayan siyasi zihniyetten kurtulması lâzım!
Sadece, İzmir mi? Dünyadaki bütün Türkler, Türk ordusunun Kıbrıs’a barış getirmek için ayak basışının 52. yılında ayağa kalkmalı ve kutlamalar yapmalıdır. Kıbrıs şehitlerimizin aziz ruhları ancak böyle şâd olur!
Bu sebeple, tüm Türkiye’de ve yaşadığımız şehir İzmir’de Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıldönümünün törenlerle ve toplantılarla en güzel, en zengin, en geniş şekilde anılması arzumuzdur.
Türk milletine KKTC’yi bir devlet olarak armağan eden ve her geçen gün sayıları azalan gâzilerimizle, şehit ailelerimizle bu kutlamaların gerçekleşmesi ve ayrıca bu toplantılara destek olacak kişi ve kuruluşlar, siyasi partiler, STK’lar, vakıflar, sendikalar için de büyük bir şeref olacak ve tarihe geçecektir. Diyorum; ama sayıları her gün azalan Kıbrıs Muharip Gâzilerimizin dişe tırnağa dokunmayacak sorunlarını da çözmekten imtina ediyoruz…
Varsa yoksa bir kısım siyasetçi; PKK ve onun başındaki hain bölücünün isteklerini yapmak uğraşısı içinde! Unuttunuz mu, çocuk katili bölücü haine ve onun eli kanlı terör örgütüne Güney Kıbrıs Rum kesiminin nasıl sahip çıktığını?
20 Temmuz 2026 günü Saat: 10.00’da İzmir’de KKTC Konsolosluğu’nun Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk anıtına çelenk koymasının ardından, İzmir’in en güzel bir salonunda Türk milletinin muharip gâzileriyle buluşmasının sağlandığı bir toplantı düşünülmelidir. Zira, gâzilerimiz savaşın unutulmaz canlı tanıklarıdır. Ama, nerde?
Bülent Ecevit’in ve Necmettin Erbakan’ın halefi siyasi partiler, CHP’li Belediyeler, İzmir’in Sayın Valisi birlikte “ŞAN ve ŞEREFLE KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NI TÜRKİYE’YE ARMAĞAN EDENLERE SAYGI” toplantısı düzenlemelidir. Bu Türkiye’nin tüm illeri ve ilçelerinde benzer şekillerde gerçekleştirilmelidir.
İzmir başta olmak üzere bütün Türkiye’de E. Tümgeneral Cumhur Evcil Paşa, Magosa Müdafi Muh. Gâzi. E. Kur. Alb. Oğuz Kalelioğlu, Muh. Gâzi Şükrü Karaca ve benzerlerinin konuşma yapacağı tarihi toplantılar en güzel bir şekilde yapılmalıdır.
Devletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetleri bu konuda inisiyatif almalı ve dediğimiz gibi Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yılı dünyanın ve Türkiye’nin dört bir köşesinde taçlanmalı, anılmalı ve hatırlanmalıdır.
Her zaman olduğu gibi seksenlik delikanlı Celal Öcal yine zor bir işe soyunmuş ve öncülük ediyor. Ancak bu Türk olmanın bir gereğidir. Haydi gençler her zaman olduğu gibi haykıralım “Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacaktır.”
Şehitlerimizin ve gâzilerimizin Kıbrıs’ta niçin kan döktüğünü unutturmayalım ve bunu 52. yıl vesilesiyle genç nesillere aktaralım…
Bunlar Zafer Partisi iktidarında mutlaka yapılacaktır. Ben size buradan yazıyorum; siz de bunu bir yere saklayın; yarın sözümüzden dönersek getirin önümüze koyun!
Zira devletimiz, (Türkiye Cumhuriyeti) büyük bir devlet; milletimiz (Türk) ise büyük bir millettir!
19 Temmuz 2026 / İzmir
Özcan PEHLİVANOĞLU

