MEŞHEDÎ’Yİ GEÇECEK GİBİYİZ
Acem Meşhedî; abartmaları, palavralarıyla ünlü bir mizah figürü. Örnek olarak bir mecliste pirinçten söz açılır, filan yerin pirinci şöyle iri olur, filan yerinki daha iridir filan denirken palavrası henüz Meşhedî kadar gelişmemiş biri söze atılır ve “Bizim memleketin pirinçlerini kabak gibi oyar, içini doldurup pirinç dolması yaparlar.” der. Meşhedî, hiç altta kalır mı? Sözü adamın ağzından kapar, “Bizim memleketin pirinçleri öyle cesametli olur ki birini sağına, birini soluna ancak iki tanesini bir eşeğe yükleyebilirler.” der.
Bizde eskilerde olmayan bir alışkanlık türedi. Eskiden tevazu, mahviyetkârlık gibi nitelikler önemliydi. Şimdi onlardan eser yok. Medya en basit haberleri kıyamet haberi kıvamında başlıklarla sunuyor. Gazetelerde çok sık rastlıyorum. Başlığa bakıp endişeleniyor, metni okuyunca “Düğünde zurnacı düşürünce zurna kırıldı.” kabilinden bir haberle karşılaşıyorsunuz. “Şok, şok, az sonra…” rezaleti herkesin malumu. Artık öğrendim, öyle başlıklar gördüğümde haberle hiç ilgilenmiyorum.
Siyasi haberler yorumlanarak veriliyor. Sadece onlar olsa neyse, siyaseti etkileyeceği düşünülen her haber yorumlanıyor. Yorumlamalar yanlı, abartılı. Bazen ana haber bültenleri duyulan yakınlığa bağlı olarak siyasi propaganda bültenine dönüşüyor. Haberler haber değerine, önemine, topluma etkisine göre değerlendirilerek sıralanmıyor. Mutlaka yer verilmesi gereken bazı haberler görmezden gelinirken ya da kısaca geçiştirilirken, incir çekirdeğini doldurmayacak olanlar öne çıkarılıyor. Çare, ülke gündemini farklı, rakip üç beş kanaldan izleyerek eleme yapmakta.
Reklamlardaki abartmalar, palavralar, kandırmalar “Devlet nerede?” dedirtecek türden. Bizi yönetenler, yönetmeye talip olanlar da bu çarpıklığın esiri. Her an seferberlik halindeyiz. Seferber olmadığımız hiçbir işimiz yok. Sivrisineklerle mücadele seferberliğinden tutun, çöp toplama seferberliğine kadar her işimize böyle başlıyoruz. Gerçekten toplumca seferber olunacak çok önemli bir konu ortaya çıktığında, ne yazık ki o da bu seferberlik furyasında kaynayıp gidiyor.
Ne yaparsak eşi menendi yok. En küçük bir belediyenin bile hizmete sunduğu bir tesis dünyanın en büyüğü, en gelişmişi, en bilmem nesi değilse bile mutlaka Balkanlar ve Ortadoğu’nun en bilmem nesidir. Daha aşağısı kurtarmıyor hazretleri. Meşhedî olduk vesselam.
22.12.2025
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist


