SENARYO
10 Mart sözde mutabakatının süresi doldu ve Suriye PKK’sı PYD, Şam’daki HTŞ’ye entegre olmadı!
- Yani bir terör örgütü, diğer terör örgütüne entegre olmadı, durum ve sözde sorun bu!
Şimdi Halep çatışması ile bir senaryo deneniyor. Amaç, 10 Mart sözde mutabakatındaki tıkanmanın ardından yeni bir süreç başlatmak. İşte bu yeni senaryonun temel bileşenleri:
- Kısa süre önce YPG elebaşı terörist Mazlum Kobani, 2026’nın yeni bir başlangıç olacağını ve 4 parçalı Kürdistan için sözde ulusal kongre yapacaklarını açıkladı. Yani amaçları net: 4 parçalı sözde Kürdistan (Teröristan)
- Tom Barrack’ın İsrail’in bölgede ulus devlet istemediği yönündeki sözlerini hatırlayalım, Yani Suriye’de asla ulus birliği ve üniter devlet bütünlüğü amaçlanmıyor, “Lübnan modeli” ile etnik ve mezhep temelli siyasi bölünme için süreç ilerliyor (Batı Türkmeneli Türkleri ne yazık ki, çok korumasız ve sahipsiz)
- AKP Hükümetinin (Fidan dâhil) Suriye PKK’sı SDG/YPG’nin Şam’a entegrasyonuna dünden razı olduğunu görüyoruz. Bu entegrasyon olsa bile, PKK meşru hâle gelmez ve aklanamaz. Sadece Suriye LÜBNANLAŞMAYA devam eder!
- Türkiye’de 2’nci Açılımı yürütmeye çalışanlar, Suriye PKK’sı SDG/PYD’nin Şam entegrasyonunu adeta kurtuluş gibi görüyor. Çünkü, PKK’nın ağırlığı büyük miktarda Suriye’de PYD/SDG’ye geçti ve bu yapı (PKK) asla silah bırakmıyor ve fesih olmuyor.
- PKK fesih olup, açıkça ve net olarak silah bırakmadıkça, halkımız Açılım ve Terörsüz Türkiye sürecine inanmıyor ve desteklemiyor!
- Bu bakımdan, yeni yılda Suriye’de 10 Mart mutabakatı yerine yeni bir sözde uzlaşma ve bölünme süreci ilerleyecektir (Aksi durumda HTŞ-PKK arasında topyekün çatışma çıkması kuvvetle muhtemeldir)
- Dikkat ettiyseniz, iki terör örgütü Halep’te çatışmamak için çok gayret etti, hatta HTŞ, PKK/YPG’nin çekilmesi için yol güvenliği sağladı. ( Çekilmemekte direnen küçük bir grupla çatışma çıktı) Sanki, şikeli maç gibiydi!!!
Dolayısıyla Suriye’yi TERÖR ÖRGÜTLERİNE (Şam’da HTŞ, Haseke’de SDG/PKK) ve arka plânda İSRAİL kontrolüne bırakarak bölgede güvenlik ve istikrar sağlanamaz!
Bu bakımdan, Suriye’de çatışma veya bölünmeye giden ve her geçen gün İsrail kontrolüne girilen bu yol, Türkiye için ağır güvenlik riskleri içeriyor!
Halep çatışması yerine daha ziyade büyük resmi görmek gerekiyor: Terör örgütleri ile bölgede bir devlet, güvenlik ve istikrar olmaz!!!
Bu nedenle, Türkiye’de DEM’in mevcut itirazlarını iyi okumak gerekiyor. Çünkü, Türkiye’deki 2’nci Açılım süreci; Suriye ile senkronize gitsin isteniyor ve TBMM komisyonu ile başlayan yasa ve anayasa değişiklikleri için sabırsızlanıyorlar! DEM’in istediği hukukî değişiklikler gerçekleşirse “Terörsüz Türkiye” değil, Lübnan modeli ile Türkiye de çatışma/bölünme girdabına sürüklenerek laik-üniter devlet tasfiye sürecine sürüklenebilir!
Çözüm için;
- Türkiye’de 2’nci Açılım hemen bitmeli, terörle müzakere değil, mücadele edilmeli,
- Suriye’de yeni bir siyaset, diplomasi zemini oluşturulmalı; alanda yer alan vekîl terör örgütleri ile de (İŞİD gibi) müzakere yerine mücadele başlamalı,
- Suriye’de en erken/makul zamanda seçimler yapılmalı ve ülkenin geleceğine emperyalistler değil, Suriye halkı karar vermeli,
- Türkiye sığınmacı ve kaçakların hepsini gönderip demografik işgali sona erdirmeli…
12.01.2026
Dr. Fikret BAYIR
E. Kur. Alb. / Zafer Partisi Gn. Bşk. Yard.


