SİYASET VE ETİK
Türk siyasetinde seçilenlerin görev süreleri içinde parti değiştirdikleri çok sık görülen bir durumdur. Öyle ki bu parti değiştirmeler, çoğunlukla seçmenlerinin oyunu alarak seçildikleri partilerinin düşünce ve program olarak tam karşısında olana geçme biçimindedir. Hatta geçtikleri partiye yıllar yılı çok ağır ithamlarda bulunmuşlardır. Bazıları için sorulsa hemen hemen herkes, “Partisindeki herkes karşı partiye geçse bile bu kişi asla geçmez.” der.
Bu parti değiştirmelerin tarihi çok eskidir. Ama 1970’leri görenler “SİYASİ ETİK TARİHİMİZDE” çok derin izler bırakan GÜNEŞ MOTEL olayını hatırlayacaklardır. Gençler için kısaca hatırlatalım: 11’ler Olayı olarak da bilinir. 1977 Aralığında yeni kurulan hükümette yeni yeni bakanlıklar uydurularak onuna bakanlık verilip partilerinden ayırtılan on bir milletvekili ile Bülent Ecevit hükümeti güven oyu almıştır. Ayrıntılara internetten ulaşılabilir.
Neredeyse Meclis’te temsil edilen bütün partiler arasında mekik dokuyan, defalarca birinden ayrılıp diğerine katıldığı için “FIRDÖNDÜ KUBİLAY” lâkabıyla anılmayı hak eden 1990’ların milletvekili de unutulmayanlardandır.
Rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için şöyle bir anı anlatılır: Başbakanken muhalefetten kendisini ve hükümetini çok ağır sözlerle eleştiren bir milletvekili transfer edilir. Parti büyükleri “Efendim, bu adam bize en çok küfreden kişi. Niçin partimize aldık?” diye sorarlar. Demirel, “Oradayken bize havlıyordu, şimdi kapımıza bağladık, bizim için başkalarına havlayacak.” cevabını verir.
Siyasetin incelikleri, belki de çok sınırlı durumlarda parti değiştirmeler gerçekten de gereklidir. Bunun yasal sınırları çizilebilir. Ancak siyaset bugüne kadar bu konuda adım atmaktan kaçınmıştır. Daha ötesi konuya genel olarak “Bize gelenler aydınlanmış, doğru yolu bulmuş erdemliler; bizden gidenler satılmış, hainler.” diye bakılmıştır.
Bazı parti değiştirmeler, çok kötü kokular yaymakta; bizzat değiştiren kişinin sözleriyle çok çirkin görünmekte ve haklı olarak herkes tarafından kınanmaktadır. Bir recm olayında Hz.İsa’nın “İlk taşı hiç günahı olmayan atsın.” buyurduğu gibi, “Bunların dışında kalan parti değiştirmeleri kınama, sadece hiç transfer yapmamışların hakkı olmalı.” desek, çok mu yanlış olur?
Siyaset, Makyavelist (“Amaca ulaşmak için her yol mübahtır.” anlayışı.) olduğunda halkın güvenini yitirir. Amaca ulaşmak için her türlü aracın, hilenin veya manipülasyonun mübah (serbest, uygun) sayıldığı, ahlakî kaygıların bir kenara bırakıldığı yaklaşım; geleneklerine, ahlakî değerlere saygılı büyük seçmen kitlelerince hoş görülmez. Toplumun önemli bir yüzdesi hoş görüyorsa toplum, o yüzde oranında çürümüş demektir.
Makyavelist uygulamalardan kısa sürede iyi sonuçlar alınıyor olmasına aldanılmamalıdır. Uzun vadede ya değerlerine sahip çıkan toplum tarafından cezalandırılacaktır ya da toplumu da birlikte çürüterek çöküşe yol açacaktır.
10.10.2026
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist

