TALAS’A MEKTUP
Sevgili Talas, sana gelmek için dostların daveti vesile oldu
“Türk Dünyası şairleri Talas buluşması”
Haberini alınca çok sevindim
Hemen hacı arkadaşıma davet mesajını gönderdim gelmek için düşündüğümü söyledim
“Düşünme hemen gel “ abla dedi
Dinleyici olsam da gelmek için nedenlerim vardı
Yıllardır görmediğim hacı arkadaşımı görmek de çok güzeldi
İki bayramı bir arada yaşadık
Hem seni hem de yakın uzak dostlar geldi gördük hasret giderdik
Türk dünyası şöleni gönülleri coşturdu
Sana başından sonuna kadar yolculuğumuzu anlatmak istiyorum
Sevgili Talas gönül diyarım…. Can otağım
Kayseri’den selamlar… 30 Ekim – 5 Kasım
***
İstanbul – Kayseri – İstanbul
İstanbul hava limanından 14.10 Kayseri uçağına bindik 15.30 Kayseri’deyiz…
Hacı arkadaşım Fatma hanımı aradım.
Geldiğimi haber verdim.
Oğlu Enes’le beraber beni aldılar evlerine gittik yol boyu muhabbet sohbetle hasret giderdik.
Kayseri çok değişmiş her taraf yüksek binalarla dolmuş…
On beş yıl önce geldiğimde yeşili çoktu.
Şimdi binalar yükselmiş bahçelerin yerine…
Talas’a geldik, çok şükür.
Fatma hanımın ameliyatı çok başarılı geçmiş; kalça kemiği protezi uyumlu yürüyünce canı yanmıyor artık…
Doğarken kalça çıkıklığı olmuş; sonuç ameliyatla sağlığına kavuşmuş…
Çocukları büyümüş okumuş evlenmiş maşallah… En küçük Batuhan da üniversite öğrencisi, yolu bahtı açık olsun
Evdeki sohbet çiftlik anılarıyla dolu güzel günlerimizi yâd ettik yeniden…
Yıllar önce, bir gün çok daralmışım çiftlikte..
Gözyaşlarım eşliğinde bu dizeler geldi.
“Uzaktaki yakınlar
Gelin Allah aşkına
Kalmışım garip yetim
Bu yerde tek başıma”
Bu tekerlemeleri söylüyorum evden ahıra doğru ilerliyorum tam ahırın önündeyim.
Fatma hanım aradı “Abla sana geliyorum yola çıktık… Beni sen mi çağırdın…” sözlerine tekrar aynı dizeleri söyledim, evet ben çağırdım kalp gözün açıkmış ilk sen duydun, canım yolların açık olsun,
gel bekliyorum, dedim.
Fatma hanım önce Kayseri – Ankara otobüsüne biner; çocukları Enes ve Batuhan’la yol macerası başlar.
Ankara(dan Tekirdağ a, Tekirdağ’dan Malkara’ya gelirler… Otogardan alıp eve geldik; günlerce çok güzel anılar biriktirdik.
Ve yıllar geçti; küçükler büyüdü, büyükler kemale erdi…
İlk tanışmamız Peygamber Efendimiz’in huzurunda Medine’de olmuştu.
Şiirler yazıyorum, etrafımdakiler okuyormuş yazılanları… Birden bir damla yaş deftere düştü, başımı kaldırdım selamlaştık; “Hacı abla bana da verir misin yazdığın şiiri?“… O gece en az kırk arkadaşa yazıp vermiştim, o gece şiir ezberimde oldu.
“Selam sana ya Resul
Sana geldim ya Resul
Gözümün yaşı ile,
bağrımın taşı ile,
yürek sırdaşı ile,
sana geldim ya Resul
Cuma bereketiyle
İmân selametiyle
Muhammet ümmetiyle
Sana geldim ya Resul
Piri fani dedelerle
Beli bükük nenelerle
Sabi sübyan bebelerle
Sana geldim ya Resul…”
Fatma hanımla 2008 haccından hatıralarımız çok….
2010 ramazanda manevi gezilere çıktık
İstanbul’dan Bursa Geyikli Baba, Ankara Hacı Bayram, Hacı Bektaş, Konya Mevlana, Urfa’da Balıklı Göl ve İbrahim Makamı…
Kayseri’de Seyit Burhanettin…
Kastamonu’da Şeyh Şabanî Veli …
Sevgili Talas, sana ve cümle cana selam ile
Gecenin kuytusunda uykuya geçme zamanı…
31.10 .2025 güne selam ve sevgiyle başladık kahvaltı yaptık yola çıktık ilk durak hanımların terzilik ve dikiş üzerine ücretsiz verilen kurs yerine gittik.
Eski Kızılay binasının girişinde hevesli hanımlara pratik kolay dikiş teknikleri öğretiliyor. Terzi hoca hanım, Ankara Olgunlaşma(da eğitim almış, işinin erbabı, sabırlı, Her kursiyerin işlerini kolaylaştırıyor. Tanıştık eski bilgileri tazeledim çok güzel bir ortamdı.
Fatma hanım elindeki elbiseyi tamamladı.
Saat 11.39’da kurstan ayrıldık, eve geldik.
Talas bağ evlerinde huzur dolu tarih yolu…
Diğer okuma grubuyla bağ evine gideceğiz; piknik gibi hazırlık yapıyoruz; hamur yapıldı; Kayseri yağlaması için…
Bağ evi çok güzel, bahçesinde, ayvalar sarı sarı yaprakların arası ve yerler ayva dolu sulu sulu maydanoz ve kuzu kulağı soframıza geldi tadı muhteşemdi.
Çaylar sıcak, hava soğuk idare ettik.
Her derde deva şifalı otların, Lokman Hekim’den el almış gören gönüller… bağrında konaklamış…
Kırlangıç otu…
Çılgınca bir şey, hanımların çoğu önce kırlangıç otunu alıp, göz kapağının altına sürme çekilen yerine sarı sütünü değdirdi. Biraz sonra hepsi acılar içinde kıvranırken bazıları da gülüyordu garipçe… Birkaç dakika sürdü, sonra sofra kuruldu.
Bazı hanımlar tekrar tekrar sürdüler; ikinci üçüncü sürüşlerde daha az acıdığını daha iyi gördüklerini söylediler,
Sağ gözüm ameliyatlı olmaz dedim
Sol gözüme sonunda karar verdim
Fatma hanım azıcık değdirdi; biraz sonra çok acı dolu dakikalar yaşadım.
Kahveler geldi hiç gözümü açamıyorum “şifa, ya şafi “ diye içimden dua ediyorum.
Fatma hanım ve arkadaşları yardımcı olmaya çalıştılar; yüzümü yıkadım, gözümü açtıktan sonra da acı bir süre devam etti. Sonra rahatladım, şifalar olsun inşallah…
Bahçeden çiçek ve kekik tohumları topladım.
Sevgili Talas, endemik bitkilerin sana has harika … Pınarların ulu çınarların can veriyor, cümle canlara… Cana canana…
Kayseri dağ içinde
Gülü bardağ içinde
Kayseri abad olsun
Dostlarım var içinde…
Bağ evinin bahçesinden birkaç çeşit tohum ve Kırlangıç otunu kökledim. bazı çiçek fidesiyle çanta içine yerleştirdim. iki araba yedi hanımla dönüş yolundan eve geldik. Akşam minik torun Zeynep ve kardeşine bereler ördüm, ponponlu bereler çok güzel oldu.
Akademisyen kızım Prof. Rr Kudret Altun’u aradım. Konum ve mesajla geldiğimi haber verdim, çok sevindi. Onun da etkinlik için sunumu olduğunu söyledi; yarına sağlıkla görüşmek dileğiyle inşallah…
Güzel bir uyku beni bekliyor kapıda…
Türk dünyası şairleri Talas buluşması
Şair olarak, geldim sana, İlk kez dinleyici oldum…
Katılımcılar listesinde yoktum …
40 yıllık müdavimi olduğum Türk Edebiyat Vakfı’nda, Ahmet Kabaklı hocamızın zamanında dostluklar daha özenliydi…
Türk Edebiyatı Vakfı’nda biraz işler karışmış; yeni idareciler, eskileri unutmuş, anmamış!
Sağlık olsun, haberi sosyal medyadan alınca hemen yola çıktım, izleyici olmak da güzeldi… Dostlar sağ olsun…
1 Kasım 2025
Bu gün etkinliğin ilk günü…
Evden saat 10’da çıktık, tören alanına gittik.
Mehter takımının marşları misafirlere hoş geldiniz, dedi.
Talas Belediye başkanı Mustafa Yalçın, konukları karşıladı.
Girişte Dedekorkut resim sergisini izledik.
Hikâyeleriyle salonda marşlar gelen konuklar, kısa kısa konuşma yaptılar.
Ahmet Taşağıl ve valinin konuşması çok etkiliydi…
Türkçe Sokağı ve büyük Türk tarihî eserleri
Konferans panel derken akşam etkinlikleri…
Yemek sohbet ve müzikle devam etti.
Kudret Altun ve eşi Ali Taştekin hocamızla konum üzerinden eve geldik…
2.11.2025… Bu gün müzeleri ve tarihî yerleri rehber eşliğinde gezdik.
İlk olarak Gevher Nesibe Sultan müzesi oldu. Muhteşem Selçuklu mimarisi sekiz asır öncesinden selamladı… Hepimizce çok etkileyici mekânlar… Tıbbiye medrese şifa odalarında müzik ve su ile tedavinin izlerini gördük.
İkincisi ziyaret Mevlana’nın hocası Seyyid Burhanettin oldu; mânevî bekçilere selam olsun…
Erciyes dağına teleferikle çıktık; başı karlı Erciyes hepimizi selamladı, kucakladı.
İnişte sucuk ekmek dağ havasının vazgeçilmezi olmuştu…
Şehir turunda sahaflar çarşısı , esnafları kelam ve kalem sahipleri buluştu.
Şehir turunda kardeş şehir Azerbaycan Şuşa evi Hocalı parkını ziyaret ettik.
Şuşa bulağından sular içtik, kalplerimiz Ata yurdumuz Azerbaycan’a gitti geldi…
Şehir turunda tarihin gizemli sayfaları önümüze açıldı; ezel ebet yolculuğunda taşlara yazılan yazılar anıt oldu, abide oldu.
Tokana’da yemek yerken isim önce garip geldi; inceledim, tok ana kelimeleri zaman içinde mutfak aşevi yemek anlamında kullanılır olmuş, Kayseri ve çevresinde.
Tokana(da akşam yemeği ile şiir gecesine gitmek için yola çıkıldı.
Türk dünyası coştu, şiirler yüreklerden taştı gönüllere ulaştı.
Her şairin yürek sesleri dile geldi gönüller birleşti… İçimden bu dizeler geldi, dinleyici koltuğunda izleyiciler içinde…
Türk dünyasının mini haritası çizildi; gönlümden sessizce …
Türkmenem
Doğu menem batı menem
Hazer menem Ege menem
Nenem dedem danışırdı
Aras, İdil, Tuna menem
Çin Seddi’nden Portekiz’e
Tarihim türküme dize
Yetmiş iki millet bize
Âleme kol kanat menem
Geçmişimde devran başka
Binlerce senelik aşka
Bir an ulaşsaydım keşke
Ezilen cümle Türk menem
Kızıl tuğların alıyam
Sancağın ipek şalıyam
Yıldızımın hilalıyam
Bayrağımdaki kan menem
Azad yaşa bacı kardaş
Rumeli Türkmen’e yoldaş
Türkistan’da zulüm gardaş
Kafkaslarda zulüm kardaş
Balkanlar’da zulüm kardaş
Cihana “Yumruk Türk” menem….
Yürek sesimde çağlar çağladı
Zulümlere şiirler de ağladı…
Ezel ebet tüm şehitlerimize selam ve rahmetle ruhları şad olsun.
Masal tadında şiirin sihirli dünyasında gönüller buluştu.
Resimlerle ölümsüzleşti güzel anılar birikti.
Üçüncü günde
3 Kasım.2025 bereketli bir gün bizleri bekliyor.
Bu gün yine bir kaç yerde paneller ve akşama Türk Dünyası Müzikleri, konser var…
Bizim katıldığımız panellerde,
Ömer Seyfettin, 36 yaşında yüzlerce eser bırakmış (1884-1920)…
Bahtiyar Vahapzade 84 yaşında (1915-2009)…
Gülizar şiiri güney – kuzey Azerbaycan’ın birleşmesi üzerine yazılmış.
Cengiz Dağcı’nın eserleri sürgün yılları…
Yalta limanı yakınında kimlik mücadelesi…
Dağcı olarak tüm sülalesi sürgüde öldü çoğunun mezarı bile yok…
Kırım’a, Yahudiler yerleştirilir;
Stalin tarafından…
Dağcı ailesine ait topraklar, Sovyet Rusya tarafından elinden alınır kıtlık başlar.
Açlıklar başlar emek ortak açlık bireyseldi.
Cengiz Dağcı’nın 1931 de babası da sürgüne gider.
Ak Mescit, üçüncü yerleştikleri yer olur.
Sürgün sonu Londra’ya yerleşir ölene kadar…
Ölünce vatanına Kızıltaş’a gömülür.
Okuduğu hikâyeler, ona Türklük bilincini aşılar, önce şiir sonra hikayelere yönelir.
Kızıtaş’a… Bütün yollar Kızıltaş’a gider diye2011 yılında Kızıltaş’a defnedilir
Ruhu şad olsun…
Anar Rızayev
1938’de dünyaya geldi.
Türkçenin yasak olduğu yıllarda Türk olmanın suç olduğunu çocukluğu boyunca yaşadı.
Eserlerinde Türk tarihinde Dedekorkut eserleriyle başladı, Yunus Emre ile devam etti …
Cengiz Aytmatov
Hayatı destan olan yazar…
80 yaşında göçtü dünyadan.
Yetenek, mânevî zenginlik ve birikimlerle eserlerini yazmış…
Zengin çocukluk devri çilesi yokluk ve hayat mücadelesini akıcı bir dille yansıtır eserlerinde
1937 tutuklanan bir babanın ardından çile
birikimleri zengin edebiyat dilini oluşturur
Cengiz Aytmatov eserlerinde çocukluk yıllarını dile getirmiştir…
Gün Vardır Asra Bedel, Mankurt, Kuz Başındaki Avcının Çığlığı… ölmez eserlerinden bir kaçı…
Ruhu şad olsun…
Kardeş şehir Kırgızistan , Talas’a selam…
Kilim sosyal bilimler lisesi Şehriyar konulu şiir toplantısına katıldık.
Listede görevli şairler söz aldı…
Şehriyar’ın Heyder Babaya Selam, şiiri ve şiir hayatı konuşuldu…
Tomtaş’ta yeniden uçak fabrikası faaliyete başlayacak inşallah sekiz yıllık bir proje…
Faaliyete başlayacak diye dostlar müjdeyi verdi gerçek olur inşallah…
Türk havacılık sanayinin km taşlarından biri ilk yapılan fabrikanın yerinde yeniden faaliyete geçeceği günlerini bekliyor.
Türk dünyasının her diyarından dile gelen konser başladı, gönüller coştu, kalemler sustu…
Kafkas dansları ruhun yüceliğini simgeledi…
Sonuç, yeni dostlarla veda zamanı…
Selamlarla uğurlama sürerken son hatıra resimleri ölümsüzleştirdi, masalsı geceyi…
Ruhlarımız Tanrı dağlarına ulaştı.
Erciyes’in yüksek tepelerinden selamladı dostları…
Bu güzel şöleni bizlere sunan çalışkan ve yüreği sevgi dolu Talas belediye başkanımız Mustafa Yalçın ve ekibine çok teşekkür ederiz.
Rüya gibi günlerde Türk Dünyası Talas Buluşması gerçekleşti. Dünyanın her yerinden yurdun her köşesinden şiirin sihriyle buluştuk.
Sevgili Talas, üç günlük etkinliği özetlerken sana veda etmiyorum.
Bana o kadar içten ve sıcak geldin ki sende bir yanım kaldı.
Geniş ferah ağaçlı yolların gönlümü aldı.
Senin eşsiz zenginliğin tarihin, enginliğin beni sana bağlayan sır oldu.
Ayrılırken, uçak havalanınca gözlerim doldu. 1933’te yapılan Kayseri uçak fabrikamız… Yeniden faaliyete geçer inşallah…
Tekrar görüşmek dileğiyle…
En içten sevgilerimle selamlar…
4.11.2025
İstanbul’a dönüş hazırlığı başladı.
Tarihî yerlere zamanlara binlerce selam olsun.
Tarihî Kadı Hamamı’na selam ile…. Gezileri tamamladık…
Talas’a veda zamanı…
Uçak biletine çekin işlemleri kontroller…
5.11.2025
Vaktinde uçağa yetişmek için evden erken çıkmak gerekiyor.
Şiirler destan olup gelecek;
Türklük için, birlik için, dirlik için el ele gönül gönüle…
Hoşça kal binlerce yıllık tarihim,
Hoşça kal sevgili Talas’ım,
Saygılar, sevgiler, Selamlar…
***
BİRLİK İÇİN BİR ARAYA TOPLANDIK!
Talas’a toplandı ulu Türkistan
Gönül gülistanı türküler coştu
Şirin şirin dile geldi Türkistan
Lehçelerin sıcaklığı çok hoştu
Birlik için bir araya toplandık
En doğudan en batıya uz olduk
Acıları anlatırken biz olduk
Öykülere şiirlere söz olduk
Ozanların ellerinde saz olduk
Birlik için bir araya toplandık
Sürgünler şehitler zorunlu göçler
Türkümün doğmadan ruhlara işler
Bu gerçekler, Türk ruhunu nakışlar
Kayseri de , konukları alkışlar
Birlik için bir araya toplandık
Balkanlardan arı duru Türkçeyle
Türk boyları türlü türlü lehçeyle
Tokana’da doyuran bol kepçeyle
Türklük için bir araya toplandık
Birlik için bir araya toplandık
Nihayet üç günlük masal diyarı
Şuşa evindeki Hocalı parkı
Hepimiz bir olduk gönül diyarı
Birlik için bir araya toplandık
Turan için bir araya toplandık.
06.11.2025
Nihayet AĞÇAY



