VEFATININ 55. YIL DÖNÜMÜNDE ZEKİ VELİDİ TOGAN
Ahmet Zeki Velidi Togan (1890-1970), Türk dünyasının önde gelen tarihçilerinden, Türkolog, Başkurt devrimi ve bağımsızlık hareketi lideri, aynı zamanda fikir ve eylem adamı olarak tanınan çok yönlü bir şahsiyettir. Hem bilimsel çalışmaları hem de siyasi faaliyetleriyle Türk tarihine ve Türkolojiye önemli katkılar sağlamıştır.
Zeki Velidi Togan, 10 Aralık 1890 tarihinde, Rusya’ya bağlı Başkurdistan’ın İşembay (İsterlitamak) ilçesine bağlı Küzen (Başkurtça: Көҙән) köyünde, köklü bir ilim ailesinde doğdu. Babası Ahmedşah, 150-200 talebesi olan bir medrese hocası, annesi Ümmülhayat Hanım ise öğretmendi. Erken yaşta annesinden Farsça, babasından Arapça öğrenen Togan, aynı zamanda babasının teşvikiyle Rusça dersleri aldı. Bu çok dilli eğitim, onun bilimsel kariyerinde büyük bir avantaj sağladı. 1902 yılında dayısı Habib Neccar’ın Ütek’teki medresesine giderek burada Arapça ve diğer ilimleri öğrendi. 1908’de Kazan’a giderek Kasımiye Medresesi’nde eğitimini tamamladı ve 1909’da burada Türk Tarihi ile Arap Edebiyatı Tarihi muallimi oldu.
21 yaşında yazdığı Türk ve Tatar Tarihi (1911) adlı eseriyle dikkat çekti ve “Yaş Müverrih” (Genç Tarihçi) unvanını kazandı. Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti’ne üye seçildi. 1914’teki Türkistan seyahatinde Kutadgu Bilig’in yeni bir nüshasını buldu, bu da onun bilimsel yetkinliğini erken yaşta ortaya koydu.
Zeki Velidi Togan, 1910’lu yıllarda Başkurtların Rusya’daki varoluş ve bağımsızlık mücadelesine katıldı. 1915-1917 arasında Rus Devlet Duması’nda Müslüman vekilleri destekledi. Bolşevik İhtilali’nden sonra, 29 Kasım 1917’de Başkurdistan’ın özerkliğini ilan etti. 1918’de Bolşevikler tarafından tutuklandı, ancak hapisten kaçarak Başkurt hükümetinde harbiye nazırı oldu. Lenin, Stalin ve Troçki ile görüşmeler yaptı, ancak Bolşeviklerin özerklik vaatlerini yerine getirmemesi üzerine Türkistan’a geçti. 1920-1923 yıllarında Türkistan Millî Özerk Hükümeti ve Basmacı Hareketi’nde liderlik yaptı, ancak Rusların askeri üstünlüğü karşısında başarılı olamadı. 1923’te İran’a geçti.
İran’ın Meşhed şehrinde, Türk tarihine ışık tutan İbn Fadlan Seyahatnamesi’ni keşfetti (1923). 1925’te Türkiye’ye gelerek vatandaşlık aldı ve Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Heyeti’ne atandı.
1927’de İstanbul Darülfünunu’nda Türk Tarihi muallimliğine getirildi. Ancak 1932’de I. Türk Tarih Kongresi’nde, Reşit Galip’in “Orta Asya’da iç deniz olduğu ve kuruduğu” tezini eleştirmesi üzerine resmi tarih tezine muhalefet ettiği gerekçesiyle tepki çekti. Bu olay sonrası istifa ederek Viyana’ya gitti.
1935’te Viyana Üniversitesi’nde İbn Fadlan Seyahatnamesi üzerine doktorasını tamamladı. 1935-1937’de Bonn Üniversitesi’nde, 1938-1939’da Göttingen Üniversitesi’nde ders verdi.
1939’da Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in davetiyle Türkiye’ye döndü ve İstanbul Üniversitesi’nde Umumi Türk Tarihi Kürsüsü’nü kurdu. 1944’te, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet karşıtlığı ve Turancılık suçlamasıyla Irkçılık-Turancılık Davası’nda yargılandı, 10 yıl hapse mahkum edildi, ancak 15 ay sonra beraat etti. 1948’de üniversitedeki görevine geri döndü ve 1950’de İslami Tetkikler Enstitüsü’nü kurdu. 1951’de XXI. Müsteşrikler Kongresi’ne başkanlık yaparak uluslararası çapta tanınırlığını artırdı.
1957’de Pakistan’ın Lahor Üniversitesi’nde misafir hoca olarak bulundu, aynı yıl ABD’de Stanford ve Berkeley üniversitelerinde araştırmalar yaptı. 1967’de Manchester Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı aldı.
26 Temmuz 1970’te İstanbul’da vefat etti.
***
Zeki Velidi Togan, Türk tarihi, Türkoloji, dil bilimi ve kültür tarihi üzerine 300’den fazla makale ve kitap yazmıştır. Eserleri, hem akademik çevrelerde hem de Türk dünyasında derin bir etki bırakmıştır.
Başlıca eserleri şunlardır:
Umumi Türk Tarihine Giriş (1946): Türk tarihinin genel çerçevesini çizen temel bir kaynaktır.
Tarihte Usul (1950): Türkiye’de tarih metodolojisi alanında ilk eserdir.
Hatıralar (1961): Togan’ın siyasi ve akademik hayatındaki deneyimlerini aktardığı önemli bir otobiyografi.
Başkurtların Tarihi (1994): Başkurt Türklerinin tarihini detaylıca ele alır.
Oğuz Destanı: Reşideddin Oğuznamesi, *Tercüme ve Tahlil (1972): Oğuz Türklerinin tarihine dair önemli bir çalışma.
Horezm Kültürü Vesikaları (1951): Harezmlilerin kültürel mirasını inceler.
Bugünkü Türkeli Türkistan ve Yakın Mazisi (1929): Türkistan’ın yakın tarihine ışık tutar.
***
Bilimsel Katkıları
Keşifler: Togan, Kutadgu Bilig’in yeni bir nüshasını (1914), İbnü’l-Fakih’in eserini (1923) ve Harezmi dili kalıntılarını (1930’lar) keşfetti. Özellikle İbn Fadlan Seyahatnamesi’nin bulunması, Türk ve Orta Asya tarihine dair önemli bir kaynaktı.
Türk Tarihine Bakışı: Togan, Türk tarihini yalnızca göçebe kavimlerin değil, yerleşik ve yarı yerleşik toplulukların tarihi olarak ele aldı. Türk tarihinin evrensel bir perspektifle incelenmesini savundu ve Batı bilimiyle Türkistan ilim geleneğini sentezledi.
Türkolojiye Katkıları: Türk diline ve kültürüne dair çalışmaları, özellikle Türk dünyasındaki Pers kültürel etkisinin azaltılmasını savunan Cedidcilik hareketinde etkili oldu.
Fuad Köprülü ile birlikte Türkiye’de Türk tarihinin asli özelliklerinin belirlenmesinde önemli rol oynadı. Ayrıca Hollandalı Türkolog Karl Jahn’ın Orta Asya tarihiyle ilgilenmesine katkıda bulundu.
Zeki Velidi Togan, bilgiye doğrudan ulaşma yeteneği, cesur ve bağımsız düşünce yapısıyla tanınırdı. Hasta yatağında bile Oğuz Destanı üzerine yeni yorumlar yapacak kadar araştırma tutkusuna sahipti.
Ailesi de akademik dünyada etkili oldu: Oğlu Subidey Togan, iktisat profesörü; kızı İsenbike Togan, tarih profesörü; torunu Emre Togan ise Harvard Üniversitesi’nde akademisyendir.
Togan’ın eserleri, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Başkurdistan ve Rusya’da yeniden keşfedildi; bazıları İngilizce, Rusça ve Başkurtça’ya çevrildi.
2010, “Ahmet Zeki Velidi Togan Yılı” olarak ilan edildi.
I. Türk Tarih Kongresi (1932): Reşit Galip’in tezine karşı çıkması, resmi tarih anlayışına ters düştüğü için tepki çekti. Nihal Atsız ve arkadaşları, Togan’a destek veren bir telgraf göndererek “Zeki Velidi’nin talebesi olmakla iftihar ederiz” dediler.
Irkçılık-Turancılık Davası (1944): Sovyet karşıtlığı ve Turancılık suçlamalarıyla yargılanması, onun siyasi duruşunun tartışmalı bir yönü oldu. Ancak beraat etmesi, suçlamaların temelsiz olduğunu gösterdi.
Zeki Velidi Togan, hem bir tarihçi hem de bir mücadele adamı olarak Türk dünyasına eşsiz katkılar sağlamıştır. Türk tarihini bilimsel bir metodolojiyle ele alırken, Başkurt ve Türkistan halklarının bağımsızlık mücadelesine liderlik etmiştir. Eserleri, Türkoloji ve tarih alanındaki araştırmacılar için hâlâ temel bir kaynaktır. Onun hayatı, bilgi birikimi ve mücadeleci ruhu, Türk dünyasında ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.
Başkurt’un bağımsızlık önderi, Türkistan’ın milli birlik başkanı ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin Tarih araştırmacısı, Turancılık davasında yargılanan büyük düşünce adamı Zeki Velidi Togan beğin uçmağa gidişinin yıl dönümünde
Rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Tin’i kut bulsun.
Durağı uçmak olsun.
Yeri uluların yanı olsun.
26 Temmuz 2025
M. Hüseyin OĞUZ






