VEFATININ 59.YIL DÖNÜMÜNDE PROF. DR. MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ
Mehmet Fuat Köprülü (4 Aralık 1890, İstanbul – 28 Haziran 1966, İstanbul), Türk edebiyatı tarihçiliğinin bilimsel temellerini atan, Türkoloji alanında çığır açan bir bilim insanı, edebiyatçı, tarihçi, siyasetçi ve devlet adamıdır. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’nın soyundan gelen Köprülü, çok yönlü bir entelektüel olarak Türk kültür ve tarihine derin katkılar sağlamıştır.
Mehmet Fuat Köprülü, 4 Aralık 1890’da İstanbul’da, Hâlid Ağa Konağı’nda doğdu. Babası, Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkâtibi İsmail Faiz Bey, annesi ise İslimiye ulemasından Arif Hikmet Efendi’nin kızı Hatice Hanım’dı. Aile şeceresi, 17. yüzyılın önemli Osmanlı sadrazamlarından Köprülü Mehmet Paşa’ya uzanır.
Mehmet Fuat Köprülü, Ayasofya Merkez Rüştiyesi’nde ve Mercan İdadisi’nde (lise) eğitim aldı. 1907’de İstanbul Darülfünunu’nda Hukuk Mektebi’ne kaydoldu, ancak eğitimi yetersiz bulduğu için üç yıl sonra ayrıldı. Kendi kendini yetiştiren Köprülü, Fransızca, Farsça ve Arapça öğrendi; felsefe, tarih ve edebiyat alanında özel çalışmalar yaptı.
1913’te, henüz 23 yaşındayken, Halit Ziya Uşaklıgil’den boşalan İstanbul Darülfünunu Türk Edebiyatı Tarihi müderrisliğine atandı. 1924’te Edebiyat Fakültesi dekanı, aynı yıl Maarif Vekâleti (Milli Eğitim Bakanlığı) müsteşarı oldu. Türkiyat Enstitüsü’nün kurulmasında öncülük etti ve 1936’da Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi ile Siyasal Bilgiler Okulu’nda dersler verdi. 1941’e kadar İstanbul Üniversitesi’nde, sonrasında Ankara Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdürdü.
1934’te Kars milletvekili olarak siyasete atıldı. V., VI., VII. dönemlerde Kars’ı, VIII., IX., X. dönemlerde İstanbul’u temsil etti. 1946’da Celâl Bayar, Adnan Menderes ve Refik Koraltan ile Demokrat Parti’yi kurdu. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Dışişleri Bakanı oldu ve Türkiye’nin NATO’ya girişinde önemli rol oynadı. 1957’de Demokrat Parti’den ayrılarak Hürriyet Partisi’ne geçti. 1960’taki 27 Mayıs Darbesi sonrası Yassıada’da dört ay tutuklu kaldı, ancak beraat etti. 1961’de Yeni Demokrat Parti’yi kurdu, fakat bu parti ilgi görmedi ve siyasi hayattan çekildi.
15 Ekim 1965’te Ankara’da geçirdiği trafik kazası sonrası İstanbul Baltalimanı Hastanesi’nde tedavi gördü ve 28 Haziran 1966’da vefat etti. Cenazesi, 1 Temmuz 1966’da Çemberlitaş’taki Köprülü Türbesi’nde babasının yanına defnedildi.
Mehmet Fuat Köprülü, Türk edebiyatı ve tarihine bilimsel yöntemlerle yaklaşarak modern Türkoloji’nin temellerini attı. Çalışmaları, sadece elit kesimlerin değil, halkın kültür, sanat, edebiyat, dil, folklor ve sözlü geleneklerini de incelemeyi savundu. Bu yaklaşımı, Fransız Annales Okulu’ndan 16 yıl önce sosyal tarih anlayışını benimsemesiyle dikkat çeker.
Mehmet Fuat Köprülü, 1500’ü aşkın makale, kitap ve inceleme bıraktı. Eserlerinin çoğu Türk edebiyatı, tarih ve kültür üzerine yoğunlaşır.
Öne çıkan eserleri:
* Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (1918): Ahmet Yesevi ve Yunus Emre gibi Türk tasavvuf edebiyatının öncülerini bilim dünyasına tanıttı. Türkoloji’de çığır açan bu eser, tasavvuf edebiyatını ve milli ruhu ele aldı.
* Türk Edebiyatı Tarihi (1920): Türk edebiyatını bilimsel ve metodik bir şekilde ele alan ilk eserdir. Osmanlı edebiyatıyla sınırlı kalmayıp, Türk tarih ve kültürünü geniş bir perspektifte inceledi.
* Les Origines de L’Empire Ottoman (1935): Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu ele alan bu kitap, Paris’te yayımlandı ve uluslararası yankı uyandırdı.
* Türkiye Tarihi (1923): Türklerin Orta Asya’dan Osmanlı’ya uzanan tarihini özetleyen önemli bir çalışmadır. Mustafa Kemal Atatürk tarafından takdir edildi.
* Divan Edebiyatı Antolojisi (1932-34) ve Türk Saz Şairleri Antolojisi (1940-64): Divan ve halk edebiyatını sistematik olarak derledi.
* Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu (1959): Osmanlı’nın kökenlerine dair kapsamlı bir inceleme.
* Türk Halk Edebiyatı Ansiklopedisi (1935): Türk folklor ve edebiyatını bilimsel yöntemlerle araştıran öncü bir çalışma.
Çeviriler:
* Gustave Le Bon’un Psychologie des Foules eserini Rûhu’l-cemâat adıyla çevirdi.
Metodolojisi ve Katkıları
* Bilimsel Yöntem: Köprülü, 1913’te yayımladığı “Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl” makalesiyle edebiyat ve tarih çalışmalarına bilimsel bir metodoloji getirdi. Tarih yazımında yalnızca siyasi olaylar değil, sosyal, ekonomik ve kültürel unsurların da incelenmesi gerektiğini savundu.
* Türkçülük ve Milliyetçilik: Ziya Gökalp’in etkisiyle millî edebiyat akımını benimsedi. Türk kültür ve tarihini, İslam öncesi dönemlerden itibaren sistematik olarak araştırdı. Türkçülük düşüncesinin yaygınlaşmasında önemli rol oynadı.
* Türkoloji’nin Kurucusu: Köprülü, Türk edebiyatı ve tarihini klasik tezkirecilik anlayışından çıkararak modern bir bilim dalı haline getirdi. Ahmet Fakih, Şeyyad Hamza, Hoca Dehhani gibi az bilinen şairleri bilim dünyasına tanıttı.
* Uluslararası Tanınırlık: Heidelberg, Atina ve Sorbonne Üniversiteleri’nden fahri doktora unvanları aldı. Sovyet İlimler Akademisi, Macar İlimler Akademisi ve Amerikan Şark Cemiyeti gibi kurumlara üye seçildi.
Mehmet Fuat Köprülü, Türk milliyetçiliğini bilimsel bir temele oturtmayı hedefledi. Tarih yazımında statik yaklaşımlardan uzaklaşarak sosyal ve ekonomik boyutları vurguladı. “Modern Türk Tarihçiliğinin Babası” olarak anılmasının nedeni, olayları çok yönlü ele alması ve titiz metodolojisidir. Ancak, bazı Marksist çevreler ve siyasi rakipleri tarafından ideolojik nedenlerle eleştirildi. Örneğin, A. Cerrahoğlu’nun Tarih Anlayışı Olmayan Tarihçi: Fuat Köprülü adlı eseri, Köprülü’yü olumsuz bir perspektiften değerlendirdi.
Gençlik yıllarında Fecr-i Âti topluluğuna katılarak şiirler yazdı ve Servet-i Fünûn ile Mehasin dergilerinde yayımladı. Ancak Ziya Gökalp’in etkisiyle millî edebiyata yöneldi ve şiirden ziyade bilimsel çalışmalara odaklandı.
Mehmet Fuat Köprülü’nün yazıları, bol terim içeren, mantığa dayalı ve açık bir üslupla yazılmıştır. “İlim dili”ni Türkçeye kazandırdığı söylenir.
Mehmet Fuat Köprülü, ardında bıraktığı eserler ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk tarihçiliğine damga vurdu. Türkiyat Enstitüsü’nün kuruluşu, Türkiyat Mecmuası ve Türk Hukuk ve İktisat Tarihi Mecmuası gibi yayınlar onun öncülüğünde gerçekleşti. Atatürk’ün 1924’te Türkiye Tarihi eserini öven telgrafı, Köprülü’nün Cumhuriyet’in ilmi hedeflerine katkısını gösterir. Bugün, Cambridge Üniversitesi’nde onun adına bir burs programı bulunmaktadır.
Mehmet Fuat Köprülü, Türk edebiyatı, tarihi ve kültürüne bilimsel bir perspektif kazandırarak modern Türkoloji’nin temellerini atmış bir aydındır. Akademik titizliği, milliyetçi duruşu ve çok yönlü çalışmalarıyla Türkiye’de ve dünyada derin bir iz bırakmıştır. Onun eserleri, Türk kültürünün kökenlerini anlamak isteyenler için hâlâ temel kaynak niteliğindedir.
Atsız beğin bir dönem asistan olarak yanında bulunduğu Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü hocamızı uçmağa varışının yıl dönümünde,
Rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Tin’i kut bulsun.
Durağı uçmak olsun.
Yeri uluların yanı olsun.
28 Haziran 2025
M. Hüseyin OĞUZ




