YIĞINLAR, KUT VERMEYE HAZIR!
Bugün, dünün çoktan değişmiş değerleriyle yaşama arzusuna ne denir?
Efendinin dayattığı değerleri var eden, gücün kudretidir. Oyunu var eden, gücün kendisi.
Efendiler, dün ulusal kalkınma, bugün küreselleşme diyor; bize de yazık ki uymak düşüyor. Bunun adı kut kaybetmektir.
Ulusal kalkınma modelinde her ne olursa olsun, üretmek öncelikliydi; ama o öncelik, dünün gerçeği idi.
Bugün küreselleşen modelde öncelik, dünya piyasasında rekabet edebilen üretimi yapmaktır.
Bunun için de ulusal vizyon gerek.
Eh, benzer vizyon bir de yerelde lâzım ki, dayatılan yeni düzende şehirlere düşen rolü bilmeden yerel vizyondan bahsetmemizin de mümkün olamayacağı aşikâr değil mi?
Artık var olmayan bir oyunun kurallarına göre yaşamak, arabaların olmadığı bir dünyada hâlâ trafik kurallarına uymak gibidir; saçma, abes…
Efendiler, yeni sahnelenen oyunda başka şarkılar söylerken, şehirlerdeki siyaset esnafının hâlâ dünkü senaryoya uygun rol kapma yarışında olanlardan olması acı veriyor.
Ülkemde ise dünkü senaryonun bile değil, Cumhuriyet öncesi, yani evvelki günkü senaryonun sloganları revaçta ise bunun adı, efendi-köle ilişkisidir.
Ve maalesef bu gerçeğin yansıması olarak; ABD ve İngiltere; iki efendi olarak birbirlerine rakip iken, kölelik içi demokrasi yarışının hangi efendiye bağlanılacağı üzerinden devam etmesine muhatap olmak acıyı katmerleştiriyor.
Türk’ün yeniden beklenen olabilmesi, bu ilişkiyi bozabilecek şuura ulaşmasına ve kut kazanmasına bağlı olsa gerek.
Öncelik şuur ise sorumluluk aydınların değil mi?
Yığınlar, kut vermeye hazır; ama çaresiz…
08.10.2025
Yakup Bilgin KOÇAL
Yalova E. Bld. Bşk.

