Tarih: 27.09.2022 – Yazar : Ahmet ERÜZ
Kamuda çok üst düzey yöneticilerin bazı ayrıcalıklarının olması, abartılı olmadıkça ileri ülkelerde pek yadırganmaz. Kültür düzeyi yüksek, demokratik ülkelerde bunlar çok sınırlıdır, hatta birçok yönetici çoğundan yararlanmaz; yönettikleriyle birlikte olmayı, aynı haklardan yararlanmayı yeğler.
Henüz o düzeye ulaşamamış ülkelerde ise, yönetici ayrıcalıkları çok fazladır. Bunlar ne kadar abartılı olursa olsun toplumca yadırganmaz. Yüzyılların uygulaması doğallık kazanmıştır. Demokrasinin olmadığı ülkeleri varın siz hesap edin.
Burada asıl sorun en alt düzeydeki yöneticilerin bile en üst düzeydekilerin ayrıcalıklarına sahip olma çabalarıdır. Bir müdür, genel müdürle, genel müdür bakanla, bakan başbakanla… yarışır. Birçok yönetici, kurumunun imkânlarını kendine konfor, ayrıcalık sağlamak üzere istismar eder.
Kamu kurumu binalarına bakın. Ana giriş, çalışanlara ve vatandaşa kapalıdır. Sadece baş yönetici ve onun üstü olanlar ziyarete ya da denetlemeye geldiklerinde kullanabilirler. Yeni binalarda bu amaçla biri yönetici için görkemli, birden fazla giriş yapılıyor. Bina eskiyse başka giriş olmadığından arka taraflarda yer alan mutfak, kömürlük girişi vb bir yerler islah edilerek vatandaşların girişine ayrılıyor. Sanki yönetici herkesle aynı kapıyı, aynı merdiveni, aynı asansörü kullanırsa otoritesi sarsılacak. Halk arasında böyle durumlar için “Sanki cıngıldağı dökülecek.” denir.
Yönetici için sadece onun kullandığı daha konforlu, bazen aşırı lüks helâ uygulamasını birçok yerde görebilirsiniz. Helâsını bile ayıran yöneticilerin diğer konularda ne kadar aşırıya gidebileceklerini tahmin zor değil. Hani bu işler için lükse kaçılıp büyük paralar harcanmasa neyse. Bazı makam odalarındaki şatafatı görünce insanın dili tutuluyor.
Orgeneral Necdet Üruğ, rahmet istedi. Genelkurmay Başkanıyken TSK’de bütün makam araçları station renault 12’ydi. O, toplantılara renault 12’yle gelirken ortalık mercedesten geçilmezdi. Örnek olmak istemişti. Sonraki dönemlerde kimsenin örnek almadığı görülünce yanlış algılara meydan vermemek için Renault 12’den vazgeçildi.
Bu ülkenin israf edilecek; gereksiz, işlevsiz lükse harcanacak kaynağı yok.
