AFETLERİN PSİKOLOJİK ETKİLERİ
Yaşanan her afet sonrasında, afete maruz kalan toplumlarda büyük oranda fiziksel, sosyal ve psikolojik zararlar oluşmaktadır. Deprem, sel, yangın ve savaşlar gibi olayların insanlarda bıraktığı derin izler sadece maddi kayıplarla sınırlı kalmayıp, bireylerin ruhsal sağlıklarını da büyük ölçüde etkilemektedir.
Afetzedelerin sevdiklerini, evlerini, işlerini veya diğer değerli varlıklarını kaybettiklerinde verdikleri şok, endişe, korku, panik atak gibi tepkiler; yetişkinlerde genellikle kısa süreli olurken, çocuklar ve gençlerde daha uzun süreli ve daha farklı boyutlarda meydana gelmektedir. Özellikle aile üyelerini veya sevdiklerini kaybeden çocuklarda ağlama krizleri, altını ıslatma ve içine kapanma gibi olumsuz durumlar görülmektedir. Afetler, insanların ekonomik durumları ve iş hayatlarında da olumsuz etkiler yaratmaktadır. İş kayıpları, maddî sıkıntılar ve ekonomik belirsizlikler afetzedelerde uzun süreli stres ve kaygıya yol açar. Ayrıca bireylerin sosyal ilişkilerinde bozulmalar ve güven problemleri yaşanır.
Bunların yanı sıra güçlü bir iradeye ve olumlu bakış açısına sahip afetzedeler bu durumlardan daha az etkilenmektedir.
***
AFETLERDE PSİKOLOJİK YARDIM
Psikolojik yardım, afet mağdurlarına destek sağlamak amacıyla kullanılan bir yaklaşımdır. Bu süreçte afetzede bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamak, duygusal destek sağlamak ve güvenli bir ortam oluşturmak ön planda yer alırken; aktif dinleme, destekleyici geri bildirim ve kriz yönetimi stratejilerini de içermektedir.
Afetzedelerin duygusal olarak kendilerini güvende hissetmeleri için empati ile yaklaşılmalı, yumuşak ve destekleyici bir dil kullanılmalı ve kişisel sınırlarına azami derecede saygı gösterilmelidir.
Bireylerin duygularını ve yaşadıklarını yargılamadan dikkatle dinlemek, yaşadıklarını ifade etmesine olanak tanımak, duygusal tepkileri anlamaya çalışmak ve bu tepkilere saygı göstermek temel ilke olmalıdır.
Afetzedelere süreç hakkında bilgi verilmeli, derin nefes alma, gevşeme egzersizleri vb. stresle başa çıkma yöntemleri öğretilmeli, afet sonrası ihtiyaç duyabilecekleri psikolojik, sağlık, sosyal hizmetlere erişim konusunda rehberlik edilmelidir. Ayrıca dini telkin ve tavsiyeler, bireylerin psikolojik hallerini destekler ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynar, afet sonrası bireylerin ve toplulukların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.
Afetzedelere uzmanlar tarafından sağlanan bireysel terapi ve danışmanlık hizmetleri, travmanın etkilerini azaltmada yardımcı olur. Unutulması gereken acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır.
***
PSİKOLOJİK DESTEK EKİPLERİ
Afet sonrası psikolojik müdahale ekipleri, afetlerden etkilenen bireylerin psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere özel olarak eğitim almış profesyonellerden oluşur. Bu nedenle bu ekiplerinin eğitimi ve koordinasyonu, etkili bir müdahale için kritik öneme sahiptir. Bu ekipler, kriz anında ve sonrasında etkin destek sağlayarak bireylerin travma ve stresle başa çıkmalarına yardımcı olmaktadır.
Toplum temelli destek sistemlerinin güçlendirilmesi, afet sonrası toplumsal dayanışmanın artmasına katkıda bulunacaktır. Aile üyeleri, arkadaşlar, komşular ve yerel topluluklar, afet mağdurlarına duygusal ve pratik destek sağlarlar.
***
SONUÇ VE ÖNERİLER
Kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları, psikolojik destek politikalarını ve stratejilerini ortaklaşa geliştirmelidir. Etkili bir psikolojik destek afet sonrası iyileşmeyi hızlandırmaktadır. Bu nedenle psikolojik destek sistemlerinin güçlendirilmesi, erişilebilirliğinin artırılması ve iyileştirme süreçlerinin planlanması afet öncesi yapılmalıdır.
Afet öncesi planlama ve hazırlık çok önemli olup kamu kurum ve kuruluşlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve gönüllüleri kapsayan bir planlamanın hazır halde tutulması gerekmektedir. Bu planlarda afetler iyi analiz edilmeli, olası riskler iyi belirlenmelidir. Ulusal düzeyde afet yönetimi ve psikolojik destek planlarının afet öncesi geliştirilmesiyle afetlere müdahale ve iyileşme daha hızlı ve kapsamlı olacaktır. Psikolojik ihtiyaç analizi en uygun şekilde yapılmalıdır. Afet öncesinde toplumun psikolojik destek ihtiyaçlarını en iyi şekilde belirlemek ve psikolojik destek ihtiyacı olan grup ve bireyleri iyi tanımlamak gereklidir.
Afet öncesinde ‘Afet Psikolojik Destek Planları’ ve ‘Psikolojik Destek Protokolleri’ oluşturulmalıdır. Psikolojik destek hizmetleri için belirlenmiş standartların oluşturulması, protokoller içeren kılavuzların önceden hazır olması uygulamada kolaylık ve birlik sağlayacaktır. Aynı zamanda psikolojik destek hizmetleri için mali kaynak ayrılmalı, gerekli ekipman ve kaynaklar temin edilmeli, psikolojik destek materyalleri, bilgi kartları ve kriz müdahale kitleri de hazır halde bulundurulmalıdır.
Afetlerden önce acil psikolojik destek sunan profesyonel ekipler ile gönüllülerin oluşturulması, eğitilmesi, niteliklerinin artırılması ve akredite edilmesi gerekmektedir. Eğitilen bu gruplar olası kriz anında destek hatlarında ve mobil destek ekiplerinde koordineli bir şekilde görev almalıdırlar. Afet sonrası toplumu bilinçlendirmek amacıyla yerel okullarda, iş yerlerinde ve toplum merkezlerinde psikolojik destek eğitimleri verilmelidir. Ailelerin psikolojik destek ve eğitim programları için aile danışmanlığı, çocuk ve gençler için destek programları ve belli topluluklar için toplumsal destek grupları oluşturulmalıdır.
Psikolojik olarak travmaların atlatılması süreci uzun soluklu bir toplu çalışmayı gerektirir. Psikolojik travmaların daha hızlı atlatılabilmesi için iş yerlerinin yeniden açılması, iş gücünün desteklenmesi ve ekonomik kalkınma projeleri ile toplumsal iyileşmenin sağlanması da gereklidir. Afet sonrası psikolojik destek ve toplumun yeniden inşası süreçleri, bireylerin ve toplumların iyileşme ve dayanıklılıklarını artırmak için kritik öneme sahiptir. Bu süreçler, afetlerin uzun vadeli etkilerinin azaltılmasına ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine katkıda bulunur. Afet sonrası destek süreçlerinin geliştirilmesi, yenilikçi teknolojilerin ve stratejilerin kullanılması, uluslararası iş birlikleri ve toplumsal katılımın artırılması gerekmektedir.
Bireylerin ilerlemesini izlemek ve gerektiğinde ek destek sağlamak birey açısından önemlidir. Afet sonrası etkili destek, bireylerin yaşadıkları travmayı daha iyi yönetmelerine ve iyileşme süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olacaktır.
Psikolojik destek hizmetlerinin etkinliğini artırılması için; izleme ve performans değerlendirmesi yapılmalı ve anketler düzenlenmelidir. Bu sonuçlarına göre hizmetlere ve politikalara yönelik iyileştirme çalışmaları yapılmalıdır.
Kurumsal kapasitenin artırılması ve arşiv oluşturulması için afetlerin psikolojik etkileri üzerine araştırmalar yapılarak projeler oluşturulmalı, veri analizleri ve raporlamalar hazırlanmalıdır. Afet sonrası psikolojik destekle ilgili oluşturulacak bilgi ve veriler akademik camia ve ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşılmalıdır.
Afet sonrası travma geçirmiş toplulukların art niyetli kişilerce kışkırtılması ve yönlendirilmesi daha kolay olacaktır. Afet bölgesine önceden psikolojik destek eğitimi almış kolluk kuvvetlerinin görevlendirilmesi daha etkin mücadeleyi beraberinde getirecektir. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, halkı kin ve nefrete sürükleyecek yanlış ve asılsız bilgilerin takibini yaparak gerekli denetlemeyi azami seviyede yapmalıdır.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından toplumun psikolojisini olumsuz etkileyecek bazı yayınlara kısıtlamalar getirilmeli, toplumun psikolojini iyileştirecek ve destekleyecek yayınların yapılması teşvik edilmelidir. Ayrıca sosyal medya platformlarının da bu destek sürecine katılımı sağlanmalıdır.
Diğer yandan afet sonrası bireylerin manevi yönlerini destekleyici dini telkinler ve rehberlik hizmetleri yapılmalıdır. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın afet öncesi kendi bünyesindeki personeline gerekli psikolojik rehberlik eğitimlerini vermesi gerekmektedir.
Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında afet bölgesinde görev alacak personele önceden afetzedenin psikolojisi üzerine eğitim verilmelidir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile STK’lara ait arama ve kurtarma personeli, afette enkaz altında kalan vatandaşlarımızı canlı, yaralı veya ölü olarak çıkardığından psikolojileri olumsuz etkilenebilmektedir. Bu sebeple, arama ve kurtarma faaliyetlerine katılan tüm personel hem afet öncesinde hem de afet sonrasında psikolojik eğitim ve rehabilitasyondan geçirilmelidir.
Görünen o ki önümüzdeki dönemlerde dünyamız daha fazla afet, yangın, savaş ve kaos gibi olaylar ile karşı karşıya gelecek, toplumları derinden etkiyen travmalarla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Önceden yapılacak hazırlıklar sayesinde bir afette karşılaşılması muhtemel olumsuz süreçleri daha etkin bir şekilde yönetebiliriz. Böylelikle afet sonrası toplumsal iyileşmeyi destekmiş ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmiş olacağız.
Yıldırım GÜVEN
Afet ve Acil Durum Yönetimi Uzmanı

KAYNAKÇA:
- Kılıç, C. (2004). Deprem ve psikiyatrik bozukluklar: Gölcük Depremi sonrası deneyimler. Türk Psikiyatri Dergisi,
- Sarıca, S. (2022). Afetler ve travma sonrası stres bozukluğu: Türkiye örneği. Afet ve Kriz Yönetimi Dergisi,
- Yavuz, S. (2020). Afet psikolojisi ve travma sonrası iyileşme: Afet sonrası bireylerin ruh sağlığı ve psikolojik dayanıklılığı. Afet ve Travma Araştırmaları Dergisi,
- Çağırtekin, C. (2022). Afetlerde iletişim ve koordinasyonun önemi. İdarecinin Sesi Dergisi, (207),
- Kaya, H. (2021). Psikolojik ilk yardım ve afetlerde ruhsal iyileşme süreçleri. Kriz ve Afet Psikolojisi Dergisi,
- Doğan, N. (2019). Türkiye’de afet sonrası psikolojik destek hizmetlerinin önemi ve etkisi. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,
Eker, A. (2018). Deprem sonrası psikolojik ilk yardım: İstanbul’da deprem sonrası uygulamalar. Türkiye Afet Yönetimi Dergisi,



Emeğine ve ellerine sağlık arkadaşım.