ALLAH’IN EMANETİ ÇOCUKLARIMIZ VE SAVURGANLIK
Çocuk, yüce Allah’ın bir aileye verdiği en kıymetli emanettir. Yeryüzünün en değerli varlığı olan insanoğlunun en saf, en masum hâlidir. Anne ve baba, onun varlığına saygı duyarak “Allah’ın emaneti” olduğunu unutmadan hareket etmelidir. “Çocuk benim değil mi, istediğim gibi davranırım.” deme hakkına hiç kimse sahip değildir.
Eğer, yavru bir emanetse, emanetin sahibine karşı gün gelip hesap verilecektir. Onu incittik mi, ihmal ettik mi, kalbini kırdık mı? Bunların hesabı sorulacaktır. Çünkü çocuk, sadece ailenin değil, toplumun da emanetidir. Onu koruyup gözetmek, haklarını çiğnememek, sağlıklı biçimde büyüyüp gelişmesine, okuyup öğrenmesine destek olmak hem anne babanın hem de toplumun görevidir.
Ailesini bir şekilde kaybetmiş; sevgiye, şefkate ve ilgiye muhtaç çocuklara sahip çıkmak, onları kötülüklerden korumak bizim vazifemiz değil midir? Gönlü kırık, yalnız çocuklara el uzatmak aynı zamanda imanımızın da gereğidir. Zira, verilen emekle sadece bir çocuğun hayatı değil, toplumun geleceği de kurtulacaktır.
Diğer yandan savurganlık, maddî imkânlarımızı tükettiği gibi bizi yarınını düşünmeyen, sorumsuz ve disiplinsiz insanlar hâline de getirmektedir. Savurduğumuz şey sadece para değildir; aynı zamanda emeğimiz, şevkimiz ve geleceğimizdir. Oysa insan, yarınına dair kaygı taşıyan bir varlık olarak diğer canlılardan ayrılır.
Bir kimsenin yalnızca kendi geleceğine değil; ailesine, topluma ve hatta gelecek nesillere dair sorumluluğu vardır. Arzu ve isteklerini makul ölçüler içinde tutamayan insanların, geniş imkânlara sahip olsalar bile huzur ve mutluluktan yoksun kaldıklarını görmek zor değildir. Temel ihtiyaçlarının dışındaki lüks harcamalar, toplumda huzursuzluğa da sebep olmaktadır.
Yiyecek, giyecek ya da yakacak gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanların bulunduğu bir toplumda ölçüsüzce yapılan harcamalar; hasede, kine ve nefrete yol açabilir. Dinimiz, muhtaç kesimlere sırt çevirip yalnızca kendi refahını düşünenleri en ağır biçimde eleştirmiştir. Nitekim Hud Suresi 116. ayette, “Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine düştüler.” buyrulmaktadır.
Unutmamalıyız ki çocuklarımız da imkânlarımız da bize emanettir. Emanete sahip çıkmak; merhametli, ölçülü ve sorumlu bir hayat sürmekle mümkündür. Yüce Allah, bizleri zamanın ve her türlü savurganlığın zararından muhafaza eylesin.
Selâm ve dua ile…
03,03.2026
Bahattin ÖNER

