MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: ALİ İHSAN SÂBİS PAŞA
Ali İhsan Sâbis Paşa, Osmanlı’nın son demlerinde ve Cumhuriyet’in doğuşunda adını tarihin altın sayfalarına destansı bir kalemle yazdıran, zekâsı keskin, iradesi demirden, cesareti sarsılmaz bir Türk kumandanı ve devlet adamıdır. 30 Ağustos 1882’de İstanbul’un Cihangir semtinde, bir kolağası ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Cemal Bey, annesi Seher Hanım’dı. Daha çocuk yaşta askerî disiplinin ve vatan sevgisinin ateşiyle yoğruldu.
Beşiktaş Askerî Rüştiyesi’nden sonra Halıcıoğlu Topçu Mektebi’ne girdi. Topçu Harp Okulu’nu (Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun) teğmen olarak bitirdi; Erkân-ı Harbiyye Mektebi’ni ise birincilikle tamamlayarak 1905’te kurmay yüzbaşı rütbesiyle göreve başladı. Alman ordusunda staj yaptı; Almanca, İngilizce ve Fransızca bilen, entelektüel bir subaydı. Atatürk’ün de sınıf arkadaşı olduğu Harp Akademisi yıllarından itibaren parlak bir kariyer çizgisi çizdi.
Birinci Dünya Savaşı’nın Ateş Çemberinde
Balkan Savaşları’nda Çatalca muharebelerinde yer aldı. Birinci Dünya Savaşı patladığında Genelkurmay 1. Şube Müdürü’ydü. Kısa süre içinde Kafkas ve Irak cephelerinin en kritik noktalarına atandı. 9. Kolordu, 4. Kolordu, 13. Kolordu ve nihayet 6. Ordu komutanlığına yükseldi.
Irak cephesinde, Sâbis mevkiinde İngilizlere karşı kazandığı parlak zaferle adını tarihe yazdırdı. Bu başarıdan dolayı “Sâbis” soyadını aldı. Kut’ül-Amâre kuşatmasında 13. Kolordu’nun komutanı olarak İngiliz kuvvetlerinin teslim alınmasında önemli rol oynadı. Hemedan’ı zapt etti, İran topraklarında Rus ve İngiliz kuvvetleriyle savaştı. 1918’de 6. Ordu Komutanı olarak Musul’u son ana kadar savundu. Mondros Mütarekesi imzalandığında hâlâ Musul ve çevresi Türk kuvvetlerinin elindeydi; İngilizlerin baskısına rağmen direndi; fakat üst emirle geri çekilmek zorunda kaldı.
Savaş sonrası İngilizler tarafından tutuklandı ve ilk Malta sürgünleri arasında yer aldı. 1921’de Anadolu’ya döndü. Sakarya Zaferi’nin hemen ardından, 7 Ekim 1921’de Batı Cephesi 1. Ordu Komutanlığı’na atandı. Büyük Taarruz’un hazırlık döneminde orduyu düzenledi, disipline etti. Ancak Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile yaşadığı anlaşmazlıklar ve kişisel çatışmalar nedeniyle Büyük Taarruz’dan kısa süre önce görevden alındı ve emekliye sevk edildi.
Emekli olduktan sonra İstanbul’da ticaretle uğraştı, hatıralarını yazdı. Beş ciltlik “Harp Hatıralarım” eseri, dönemin en önemli askerî belgelerinden biridir. İkinci Dünya Savaşı sırasında bazı yayınlarda Alman yanlısı tutum sergilediği ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye yönelik eleştirel mektuplar yazdığı gerekçesiyle 15 ay hapse mahkûm edildi. 1950’de Demokrat Parti’den Afyonkarahisar milletvekili seçildi. 9 Aralık 1957’de İstanbul’da hayata gözlerini yumdu; Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Ali İhsan Sâbis Paşa, parlak bir kurmay zekâsı, atılgan bir komutanlık tarzı ve sert mizacıyla tanınır. Emrindeki askerler tarafından saygı görür, üstlerine karşı açık sözlü ve eleştirel olmaktan çekinmezdi. Tarihin fırtınalı dönemlerinde hem zaferlerin hem de anlaşmazlıkların içinde yer almış, kendi kalemiyle de o dönemleri ölümsüzleştirmiş bir şahsiyettir. Onun hayatı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin zorlu, destansı ve insanî yüzünü yansıtır.
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
14 Ağustos 2026
M. Hüseyin OĞUZ

