MİLLÎ MÜCADELE’NİN GİZLİ KAHRAMANLARINDAN: AYDINOĞLU EKREM
Aydınoğlu Ekrem, 1910 yılında Kapadokya’nın bereketli topraklarında, Nevşehir’in Avanos ilçesinde dünyaya geldiği aktarılan, Millî Mücadele’nin çocuk yaştaki kahramanlarından biridir. Henüz on iki yaşındayken, vatanın kaderinin belirlendiği o destansı günlerde cepheye koşmuş bir yiğittir.
1919-1922 yılları arasında Anadolu’yu saran işgal ateşi, Türk milletinin en zorlu imtihanlarından biriydi. Yunan orduları Batı Anadolu’yu yakıp yıkarken, Kuvâ-yı Milliye ruhu her köyden, her evden yükseliyordu. Aydınoğlu Ekrem de bu ruhun taşıyıcısı oldu. Çocuk yaşta olmasına rağmen, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un o yakıcı günlerinde cephede yer aldı. Kocatepe’den yükselen “Hücum!” emriyle birlikte, Türk ordusu düşmanı bozguna uğratırken, Ekrem gibi minik ama yürekli yiğitler de o büyük yürüyüşe katıldı. On iki yaşındaki bir çocuğun, yetişkinlerle omuz omuza, vatan toprağını düşmandan kurtarmak için silah tutması; tarihin en destansı sayfalarından biridir.
Büyük Taarruz, yalnızca bir askerî zafer değil, bir milletin yeniden doğuşuydu. Dumlupınar’da düşmanın bozguna uğratıldığı, İzmir’in 9 Eylül’de kurtarıldığı o günlerde, Aydınoğlu Ekrem gibi isimsiz kahramanlar, tarihin sessiz tanıkları oldular. Onların cesareti, Mustafa Kemal Paşa’nın “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini hayata geçiren ruhun ta kendisiydi. Çocuk yaşta cepheye koşmak, ölümle burun buruna gelmek, vatan aşkıyla yanıp tutuşmak… İşte Aydınoğlu Ekrem’in hikâyesi, bu destanın canlı bir örneğidir.
Ne yazık ki hakkında detaylı resmi kayıtlar, kapsamlı biyografiler veya geniş arşiv belgeleri kamuoyunda sınırlıdır. Adı, daha çok yerel tarih anlatılarında, sosyal medyada paylaşılan kısa hatıralarda ve “şehitlik / gâzilik” temalı paylaşımlarda geçmektedir. Avanos’un taş evlerinden çıkan bu çocuk, Büyük Taarruz’un son günlerinde vatan için mücadele etmiş; adını, Türk milletinin bağımsızlık destanına kazımıştır.
Onun gibi isimsiz yiğitlerin hatırası, sadece tarihin tozlu sayfalarında değil, her 30 Ağustos’ta, her 9 Eylül’de, her vatan sevgisiyle dolu yürekte yaşamaya devam eder. Aydınoğlu Ekrem, çocuk yaşta cepheye koşan o neslin temsilcisidir: Vatan için her şeyini feda etmeye hazır, korkusuz, inançlı ve destansı bir ruhun simgesi.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Vatan sağ olsun.
Tanrı, rahmetini bol eylesin.
15 Ağustos 2026
M. Hüseyin OĞUZ

