15.09.2022 – Yazar : Sadık SOFTA
İkizören / Babsa, Yapraklı İlçesi’ne bağlıdır; eskiden “Dereli Divanı” diye anılan bölge sınırlarında, “Tepeler” ile “Kırlar” bölgesi arasında ve “Babsa Deresi” üzerinde, tepelerin güney eteklerinde kurulmuştur. İkizören, eski bir yerleşim yeridir.
Halk, geçimini daha çok tarım ve hayvancılıkla sağlar. İyi kalite tiftik ve peynir üretimi yapılır. Eskiden kadınlar tiftik ipliği yaparak Tosya’ya sevk eder ve ekonomilerine katkıda bulunurlarmış. Bol miktarda alçı bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak, devamlı ve mevsimlik göç olayı nedeniyle Çankırı, Ankara, İstanbul başta olmak üzere diğer illere çalışmaya gidenler vardır. Bunlar daha çok sıvacılık, duvarcılık ve inşaat işçiliği gibi işlerde çalışarak, beldeye nakit girdi de sağlamaktadırlar.
Çankırı genelinde olduğu gibi burada da Türk kültür özelliklerinden olan misafire saygı ve hürmet varlığını sürdürmektedir. Bu öyle oturmuş ve benimsenmiş bir gelenektir ki, her köyde en az bir oda olduğu halde, her evin ayrıca bir de özel misafir odası vardır.
Kullar Köyü’nde bulunan Tahta Kılıç gibi, İkizören Beldesi’nde de bir ilginç yapıyla karşılaştım. Bu yapı Beldede hala hizmet veren Osmangilin Odası. Bu yapının başka bir örneğine bu bölgede rastlanmamıştır. Bunun gibi örnekler maalesef basına hiç yansımadığı gibi, onca araştırmacının da dikkatlerini çekmemiştir. Bu eşi, benzeri görülmeyen eserler gibi daha pek çok değerler, tespit edilmeyi beklemektedir.
İkizören’de, Kocagilin Odası, Münirgilin Odası, Kara Hasangilin Odası, Aşşa Oda, Türbe Odası, Uzunoğlu Osmangilin Odası ve Süleğin Odası adı ile son otuz yılın hizmet veren odaları bulunmakta idi. Bunlardan bir kısmı şahıslar tarafından, bir kısmı ise ortak olarak işletilmiştir. Hala misafirler geldiğinde açılan ve işletilen odaları mevcuttur.
Osmangilin Odası, Oda 1952 yılında Ahmet Usta tarafından yapılmıştır. Latif Ulusoy’a ait olan oda, daha sonra hibe edilerek, genele hizmet verir hale getirilmiştir.
Odanın dıştan girişinde, alçıdan, süsleme alınlık vardır. Üçgen pano ile (şerit halinde) süslemelidir. Eyvanlı girişi mevcuttur.
Oda, iki bölüm halinde planlanmış. Birinci bölüm misafirler ve halkın oturması, ikinci bölüm ise dışarıdan gelenlerin hayvanları için hizmet vermektedir. Tek çatı altında birleştirilen bu iki bölümden biri olan ahır kısmı, günümüzde fonksiyonunu yitirdiğinden pek kullanılmamaktadır. Esas bölüm ise özel günlerde ve misafir ağırlamada, ayrıca sohbet amacıyla kullanılmaktadır.
Oda ahşap olarak yapılmıştır. Giriş (antre) bölümünde 50 – 2.70 cm. en ve boylarında pencereler bulunmaktadır. Buradan bir kapı ile odanın esas bölümüne girilmektedir. “Oda” denilen bu kısım binaya da adını veren bölümdür. Bu ana bölüm kendi içinde ikiye ayrılır. Gelen misafirlerin ve yaşlıların oturduğu ana bölümle, buradan ahşap parmaklıklar sayesinde ayrılmış olan “şahnişin” bölümü vardır.
Şahnişin bölümünde daha çok gençler oturur. Ayrıca yemek ve çay servisi de bu bölümden gerçekleştirilir.
Girişin sol şahnişin bölümünden, kırmalı üç kapıyla oluşturulan bir ahşap duvar görevi gören kısmında bulunan kapılar açıldığında duvar ortadan kalkarak, odanın alanı yaklaşık iki katına çıkar. Bu ikinci kısım daha çok “yüklük” biçiminde kullanılmaktadır.
Bu odanın diğer odalardan başka bir farklı yönü de pencerelerin genel görünümüdür. Pencereler diğerlerinden çok çok büyüktür. Fakat küçük kafeslere ayrılmıştır.
Dolap kapıları basit baklava şeklinde süslemelidir.
Odanın tavan ve tabanı ahşaptır.
Tavanın göbek kısmı küçük sekizgen, dışta aynı şekilde köşelerden çıkan birer şişe (tavan çıtası) ile biraz daha büyük olan iç içe iki sekizgen oluşmaktadır. Tavan köşelerinden içte ve dışta yine iç içe çift üçgen vardır. Üçgenli köşelerden tavan kısmına bakıldığında yine sekizgen şeklinde olduğu görülür. Başları üçgen ve gittikçe daralarak merkezde birleşecek şekilde, çubuklu süsler vardır. Yine tavan oturduğu duvar zemin üzerine (pervaz) dikdörtgen panolar yerleştirilmiştir.
Tabana peykeler yerleştirilmiştir. Bunlar oturma guruplarını oluşturur.
