Emniyet Teşkilat Kanunu 1937 tarihlidir. Kanunun orijinal metni ve bu kanuna bağlı tüzük dikkatle okunduğunda, o zaman, uzun yıllar ihtiyaca cevap verebilecek mükemmel bir kanun olduğu görülür. Ancak, değişen toplum yapısı, sosyo ekonomik ve sosyo kültürel şartlar ve bunlara bağlı olarak hizmet alanının değişmesi ve çeşitlenmesi , teşkilat yapısında gelişime paralel bir değişimi, eğitim ve özlük haklarında da aynı şekilde değişim ve gelişimi beraberinde getirmiştir. Peki bu yapılmış mıdır? Eğitim alanında kısmen yapılmıştır. Günümüz şartlarına uygun bir teşkilat kanunu sil baştan yapılmış mıdır? Hayır. Neden? Çünkü, siyasi iktidarlar, polisi kendilerine göbekten bağlı, söz dinleyen bir yapıda görmek istemişlerdir.
Büyük Atatürk’ün emirleri ile açılan Polis Koleji ve Polis Enstitüsü, bu teşkilatın, Devletin temel ilkelerine bağlı polis amirleri yetiştirmek üzere kurulmuş idi. Her bir Polis Koleji öğrencisi, Emniyet Genel Müdürü olabilmeyi hayal etmeli ve içlerinden biri de olabilmeli idi. Ne oldu, Ünal Erkan ve Turan Genç ağabeylerimiz ve nihayet Celal Uzunkaya Kardeşimiz oldular, Sayın Celal Uzunkaya, zor bir dönem de geldi. Ayarları bozulan, bir kısım mensubumuzun, takdiri şayan gayretleri ile ayakta durmaya çalışan teşkilatı fabrika ayarlarına döndürerek, gelenekleri ve görenekleri ile ileriye götürmeye çalışıyor idi ki, bilinmez bir sebeple alındı.
1988 yılında Emniyet Teşkilat Kanununun 7. maddesi kaldırıldı. O maddede makamlar var idi bu gün yok. Kim kaldırdı, o günkü yönetime bakın. İzmir Emniyet Müdürü itiraz etti, alıverdiler. Biliyor musunuz?
Atatürk, Tevhid-i Zabıta için çalışın demişti. O günün şartlarında yapılmamış, bu gün Jandarma Genel Komutanlığı ile uyumla çalışıyor. Fiili durum, yasal düzenleme ile birleşmeye dönüşebilir, dönüşmelidir.
Emniyet Müdürleri Vali kadrosu ile atanabiliyor idiler. Bana göre gerek yoktu. Şimdi Valileri Emniyet Müdürü yapıyorlar. Neden? Düşünelim. Binlerce Polis Müdürü var. Eğitimleri ve mesleki birikimleri tartışılamaz.
Tartışılmaması gereken bir hususta Polisliğin bir meslek olduğudur. Polislik bir meslek olduğu için polis teşkilatı polisler tarafından yönetilmelidirler.
Benim bir inancım var. Fikri yapısı ne olur ise olsun Polis, polistir. Suç ve suç ile mücadelede Devletin emrinde, Halkın hizmetindedir. Dönün geriye bir bakın. Sokakta, adli birimlerde yetişen polis amirlerinin yönetimdeki başarılarını ve teşkilatımızın nasıl ilerleme kaydettiğini görürsünüz. Şimdi neden öyle oldu? Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenler, makam ve mevkileri her türlü değerin üzerinde tutanlar, bir yerlere birilerinin vasıtası ile gelenler ve bundan dolayı birilerine hizmet edenler!..
Şimdi, bir Güvenlik Bilimleri Üniversitesi var. Bu üniversite bünyesinde, Polis Akademisi, Enstitüler, Polis Eğitim Merkezleri ve Polis Meslek Yüksek Okulları var.
Polis Koleji ki, rüştünü defaten ispat etmiş idi. Kapatıldı. Islah edilmeli idi. Yeniden açılmalı ve Fen Liseleri düzeyin de eğitim vermelidir.
Polis, adaletin ilk kapısıdır. Polisin kendi içinde adaleti sağlayamaz, Görünen o ki, idari soruşturma talepleri, yapılan soruşturmalar neticesi, disiplin kurulların da verile kararlar, terfi ve atamalar tartışılır durumdadır.
Devletin Polisini Hükumetlerin Polisi haline getirmek çabası içinde olunur ise, hukuk devleti yara alır.
Polisin görevi, suç ve suçlu ile mücadele, kamu düzenini yasalara, çağdaş hukuk normlarına göre sağlamaktır.
Polis, görevini, yetki ve sorumluluklarını, gücünü yasalardan alır. Eğer buna riayet edilmez ise halkın huzurunu sağlamak mümkün olabilir mi?
Ömrünü Polis Teşkilatına vermiş, emekli ve görevde, eğitimli, tecrübeli, Türkiye’yi ve Polisi iyi okuyan yüzlerce polis var. Bunlar dan oluşturulacak çalışma gurupları ile; Değerli Kardeşim Mustafa Böğürücünün. bir yazısın da ifade ettiği üzere:
1.iyi bir sınav ve mülakat
2.zorlu ve kaliteli polis okulu eğitimi
3.psikolojik izleme ve destek
4.disiplinli bir çalışma
5.liyakat ve hakkaniyetli sicil
6. İnsancıl çalışma şartları sağlama
7.özlük haklarının verilmesi
8.terfi , tayin ve atamada standart kriterler
9.lojistik ve ekipmanın dünya standartlarında temini ve sağlanması
10.polis akademisi öğretim kadrosunun siyasetin içinden çıkartılması
11.hak , hukuk ve adalet kavramlarının önemi iyi öğretilmesi hususları konuları ele alınmalıdır…..
Şimdi yeni bir çalışma var ve bir gurup emekli Emniyet Müdürü
görüşlerini dile getirdiler, ne kadar değerlendirilir bilmiyoruz.
Dememiz o ki, Polis teşkilatı kısa sürede her yönü ile gerekli yasal düzenlemeler de yapılarak arzu edilen seviyeye getirilebilir ve Atatürk’ün sözünde ki yerini alır.
