09 Eylül 2020 – Fahrettin ÇELİK
Sen benden gitmeseydin,
Sana kucak kucak baharlar getirecektim.
Gökkuşağından renkler,
Semadan yıldızlar yağdıracaktım.
Sen benden gitmeseydin,
Gözlerinin önünde bıçaklayacaktım siyahları,
Papatyalardan taç yapacaktım saçına…
Rüzgarlarda kurumasaydı çiçeklerimiz,
İhanete kurban gitmeseydik,
Yüreğimi verecektim sana avuç avuç,
Düşlerimizi,
Hayallerimizi,
Umutlarımızı önüne serecektim bir bir.
Sen benden gitmeseydin,
Nuh’un gemisine binecektik ikimiz…
Aralanmış olsaydı sis perdeleri,
Görebilseydim avucundaki yusufçuk kuşunu,
Her gecede farklı bir yalan işitmeseydim
Başım göğe değecekti.
Üşümezdim gözlerinin ışığında,
Tutuşmazdı zemheri soğuğu…
Sen benden gitmeseydin,
Ritimsiz çarpan kalbimin sesini duyacaktın,
Güneşin en parlak ışığı sızacaktı penceremizden,
Gölgem düşecekti balkonunun olduğu sokakta,
Sen benden gitmeseydin,
Sevda sözcükleri olacaktı nakaratlarda,
Şiirlerim sen kokacaktı.
Kusursuz,
Eksiksiz,
Her seferinde,
Sil baştan sevecektim ben seni…
Kirpiklerimde birikirdi sular,
Her gidişini Eylül,
Gelişlerini Temmuz sıcağı sayardım.
Karların eksik olmadığı dağın yamacında,
İçimi dökerdim ondördündeki ayla.
Sen benden gitmeseydin,
Saman sarısı kırlarda nevroz çiçeği arardım.
Sen rakı sofralarında sen olmaktan çıkarken,
Ben,
Ben senin olmadığın sokaklarda seni arardım.
Sen,
Sen benden gitmeseydin…
Fahrettin Çelik Adıyaman – 09.09.2020
