Konuya girerken kendisinden alıntılar yapılan Cemil Meriç’ten (1916-1987) kısaca söz etmek gerekir. Son dönemde yetişmiş önemli sosyolog, düşünür, yazar, çevirmenlerimizdendir. Başta dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji olmak üzere sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yapmış; yazılar kaleme almış bir düşünce adamıdır. Telif ettiği 12 eseri ve tercümeleriyle düşünce dünyamızda önemli yeri vardır.
Cemil Meriç’in kaleme aldığı ‘Bu Ülke’ adlı kitaptan alıntılar yaparak onun “Bugün konuştuğumuz Türkçe’nin düşünce üretebilmesi mümkün değildir. Bugün konuştuğumuz Türkçe ile bir düşünce üretemeyiz, sadece ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz, konuşma ihtiyacımızı karşılayabiliriz.” görüşünde olduğunu öne sürmek, çelişkiler içinde olduğunu iddia etmektir. Cemil Meriç eserlerini, düşüncelerini Türkçe kaleme almıştır. Öyle bir söz, bizzat kendi eserlerinin düşünce ürünü olmadığını söylemektir. Dolayısıyla düşünce ürünü olmadığı yazarı tarafından kabul edilen bir sözü, Cumhuriyetin düşünce hayatımızı yok ettiğine kanıt olarak kullanmak, mantık dışı olur.
Cemil Meriç çok derinlikli, anlaşılması zor bir yazardır. Bir eserindeki bir cümleyi doğru yorumlayabilmek için, eserlerinin çoğunu incelemek gerekir. 1916 doğumlu olup eski dil ile yetişmiştir. O, 1970’lerdeki Türkçenin bazı yetersizliklerinden yakınmaktadır. Türkçe, bütün güzelliklerine rağmen bin yıl ihmal edilmiş, gelişmesi engellenmiş, horlanmış, sadece halk tarafından kullanılan konuşma dili olmuş, yazı dili yapılmamış bir dildir. Bin yılda adım adım sağlanacak gelişme, son elli altmış yıla sığdırılmaya çalışılmıştır. Elbette sıkıntılar, tartışmalar olacaktır.
Dünyada bilim ve düşünce dili kabul edilen diller böyle oldukları için konuşurları bilim ve düşünce üretebilmiş değildir. Tersine o dillerin konuşulduğu ülkelerde aydınlar bilim ve düşünce üretirken dillerini bu yönde geliştirmişlerdir. Yüzyıllar boyu bilim adına dişe dokunur pek az şey üretilen, üretilenlerde de başka diller kullanılan bir ülkede dilin bazı yetersizlikleri olması kaçınılmazdır. Siz bilimi, düşünceyi hazır lop yabancıdan alır, alırken olsun terim ve sözcüklere Türkçe karşılık üretmezseniz diliniz elbette bu yönde gelişemez. Bugün de en çok kaçınmamız gereken budur.
Türkçe, türetme gücü çok yüksek, gelişme yolları açık bir dildir. Bugün geldiği düzeyle her türlü düşünceyi, bilimi üretmeye ve ifade etmeye yeterlidir. Ortada sorun varsa dilin değil, genç kuşaklara anadil bilinci aşılayamayanların, Türkçeye ihanet edenlerin kabahatidir.
