VEFATININ 74. YIL DÖNÜMÜNDE YÖRÜK ALİ EFE
ZAFERİN UNUTULAN KAHRAMANLARINDAN “EFELERİN EFESİ”
Yörük Ali Efe, Kimdir?
Yörük Ali Efe (asıl adı Ali), Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli kahramanlarından biri olarak kabul edilen bir zeybek lideri ve Kuva-yi Milliye komutanıdır. “Efelerin Efesi” lakabıyla anılan Yörük Ali, Ege Bölgesi’nde Yunan işgaline karşı direnişin öncülerinden biriydi. Hayatı, çete savaşlarından düzenli orduya geçişe kadar macera dolu bir mücadeleyle geçti. Kendisi hakkında yazılan türküler ve zeybekler, kahramanlığını nesiller boyu yaşatmıştır.
Yörük Ali Efe, 1886 veya 1895 yılında (kaynaklara göre ufak farklılıklar var) Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Kavaklı köyünde doğdu. Babası Sarıtekeli Yörük aşiretinden İbrahim oğlu Abdi (veya Apti), annesi ise Atmaca Yörük aşiretinden Fatma’ydı. Babasını bebekken bir kavgada kaybetti ve üvey baba elinde büyüdü. Çocukluğunda Atçalı Kel Mehmet Efe gibi efsanevi figürlerden etkilendi, zeybek olmak istedi. Gençliğinde asayiş sorunları nedeniyle dağlara çıktı; 17-19 yaşlarında Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin çetesine katıldı. Kısa sürede güven kazandı, ikinci adam oldu ve Molla Ahmet’in Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölümüyle (1914 civarı) çetenin başına geçti. Bu dönemde eşkıyalara karşı da mücadele etti, ancak ezilenlerin yanında yer aldı. İzmir’de bir yabancı subaydan kırbaç yemesi, dağlara çıkmasında etkili oldu.
Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı’da kaos hüküm sürerken, Yunan işgaliyle (15 Mayıs 1919 İzmir, 27 Mayıs Aydın) harekete geçti. Ailesini Çine’ye taşıdı ve Çine’deki 57. Tümen subaylarıyla direniş örgütü kurdu. Yörük Ali, Aydın efelerinin en etkili isimlerinden biri olarak seçildi.
* Malgaç Baskını (16 Haziran 1919): Millî Mücadele’de Batı Anadolu’da yapılan ilk düzenli baskın. Arkadaşlarıyla Malgaç Demiryolu Köprüsü’ndeki Yunan karakoluna saldırdı, düşmana ağır kayıp verdirdi (silahlar, mühimmat ele geçirildi). Bu başarı, umutsuz halka cesaret verdi ve direnişi tetikledi.
* Aydın’ı Kurtarma Girişimi (30 Haziran 1919): Aydın efeleriyle şehri 4 gün elinde tuttu, ancak Yunan takviyesiyle geri çekildi.
Çetesi genişleyerek “Millî Aydın Alayı”na dönüştü. Asker kaçaklarını toplayıp orduya kazandırdı, Yunan ilerleyişini baskınlarla yavaşlattı. Düzenli ordu kurulunca grubunu entegre etti, Millî Aydın Cephesi Komutanı oldu ve albay rütbesi aldı. Yunanlar onu “korkulu rüya” olarak gördü; zeytinlikleri yakıp kuyuları zehirleyen işgalcilere karşı halkı korudu. TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.
Cumhuriyet’in ilanından (1923) sonra ordudan istifa etti, köşesine çekildi. Önce İzmir’e yerleşti (6 yıl), sonra 1928’de Yenipazar’a (eski karargâhı) döndü. Çiftçilik ve sanayicilik yaptı. 1934 Soyadı Kanunu’yla “Yörük” soyadını aldı. 1951’de İzmir’de bir tramvay kazasında bacaklarını kaybetti. Tedavi için Bursa’ya gitti ve 23 Eylül 1951’de hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Yenipazar’daki evinin bahçesine gömüldü.
Yörük Ali Efe, millî direnişin sembolüdür. Hakkında “Yörük Ali” türküsü söylenir (Nakarat: “Yörük Ali yayla çıkmış / Turna gibi esen yel / Çekmiş yayını geriye / Okunu atmış göğe”). Aydın’da okullar, caddeler, heykeller onun adını taşır; bazı aileler çocuklarına “Ali Efe” adını verir. Yenipazar’daki evi 2001’de müzeye çevrildi; eşyaları, fotoğrafları ve Kurtuluş Savaşı objeleri sergilenir. Mütevazı kişiliğiyle tanınır: “Millî direnişte aslan payını kendine ayırmak hatadır, tek elin sesi ne ki?” derdi.
Yörük Ali Efe, efelik geleneğinin son temsilcisi olarak Türk tarihine damga vurdu. Kahramanlığı, zeybek ruhuyla hâlâ yaşıyor.
Rahmet ve minnetle anıyoruz..
24 EYLÜL 2025
M. HÜSEYİN OĞUZ




