Sadık SOFTA
Kışı bir başka güzel, yazı bir başka güzel.
Beyazlara bürünmüş, yüzü bir başka güzel.
Güzelin güzelliği, sinmiş bu topraklara;
Yurdumda, yurdum için, sızı bir başka güzel.
Dağları arşınlamış, yeşili baştanbaşa.
İnsanı hazırlıyor; kutlu, güzel savaşa.
Yaşlısıyla, genciyle, duygusuyla baş başa;
Yurdum nazlı bir gelin, kızı bir başka güzel.
Çağlara demir atmış, tarihse gür bir nehir.
İnsanlığın bağrında, insanı bir cevahir.
Zaman içinde yolcu, ebet müddet ve ahir;
Yurdumun yazgısında, yazı bir başka güzel.
Sert eser rüzgâr gibi, alınların yazgısı.
Beni anlatır beni, kilimlerin çizgisi.
Sevincimdir, tasamdır; ağıtların dizgisi;
Yurdumun havasında, sesi bir başka güzel.
