EYLEMSİZ SÖYLEM, NEYE YARAR?
“Üstüne alınan varsın alınsın! Bizim için memleket önemli…”
Günümüzde Türkiye ve Türk milleti tarihin görüp göreceği ender bir sınavdan geçiyor!
İç ve dış gelişmelerden bunu anlıyoruz…
Batı’nın “Türksüz Türkiye” projesi hayata geçirilmek üzere gün sayıyor.
Etnikçilik almış başını gitmiş!
Sadece bölücü Kürtler mi? Hayır diğer etnik mikro ırkçılarda kendi hesaplarını bölücü Kürtler üzerinden görmeye çalışıyor.
Ortak hedefleri, millî üniter yapıyı yıkmak ve ülke üzerindeki birleştirici kimlik olan Türklüğü yok etmek… Bunun için Batı ile işbirliği yapıyorlar.
Halbuki, bu ülkenin halkı onca yapılan psikolojik saldırıya rağmen halen kendini % 85 oranında Türk olarak görüyor. Bunu nereden mi, biliyorum? Geçen gün bir kamuoyu araştırmacısının paralı müşterileri için yaptığı özel sunumu izledim de oradan biliyorum!
Türk milleti öyle veya böyle açıkça ifade etmese de, tehlikenin farkına varmıştır. Ancak, suskundur! Küçük bir bölümü ise yazarak çizerek, arkadaş ortamında konuşarak ya da sosyal medyada bunu ifade etmektedir.
Türk milleti suskun kaldıkça ve bazılarımız sınırlı çerçevede konuştukça yada yazdıkça başımıza gelecek olanları önlemek mümkün, olmayacaktır!
Yapılacak iş, bir strateji ortaya koymaktır. Bu strateji kapsamında:
Bir, Türk Milleti olabildiğince sesini yükseltmeli ve ülkenin tek sahibi olduğunu ifade etmelidir.
İki, yazan çizen ve fikir beyan, eden arkadaşlar netice almak için toplumu somut bir hedefe yönlendirmelidir.
Üçüncüsü ise Türk Milleti başına örülen çorabın müsebbiplerinin siyasetçiler olduğunu görmeli ve kendisi, uygun göreceği bir yerde toplanarak siyaseten bir çözüm üretmelidir.
Bunun dışında davrananlar ne yazık ki, ihanetin ortağı durumuna düşeceklerdir.
Kimden ki, “Ben (biz), siyaset üstüyüm.” diye bir çözümsüzlük önerisi duyarsınız o da bizi uçurumun kenarına götürenlerin ortağıdır. Buna mazeret ve bahane üretenlerde dahildir. Artık yersiz bahanelere tahammül kalmamıştır.
Bunlarla beraber vatansever ya da milliyetçi görünümlü kriptolar sizi aldatmasın, yanıltmasın! Kâzım Karabekir Paşa’nın Birinci Dünya Savaşı sonlarında herkesin giydiğinden bahsettiği “mintan” bugün yine bazı insanların üzerindedir!
Biliniz ki, sorun siyasidir ve çözüm de siyasetten geçmektedir.
Ancak, konuşup konuşup bir şey yapmayanlar, hedef göstermeyenler, söylemlerini eyleme dönüştürmeyenler tarih önünde en az hainler kadar sorumlu gösterileceklerdir. Çünkü, tarih çok acımasızdır!
Vakit, çok daralmıştır! Zaman geçirmeksizin söylemlerimizi eyleme dönüştürme yani siyasalaşma sürecine girmek zorundayız.
İyi düşünün; ama, hızlı hareket edin!
Unutmayın “Korkunun ecele hiç bir faydası yok”… Sakın ola ki, bir şey olmaz demeyin tedbirinizi alın… Tarih, bize ders olma niteliğinde yüzlerce olay ile dolu, dönüp onlara bir bakın!
Son sözüm de “Siz, hiç düşünmez misiniz?” olsun.
02 Haziran 2025 / İzmir
Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Hukukçu / Zafer Partisi Gn. Bşk. Yard.


Dünya sistemi (küresel güç) bu kadar izin veriyor olabilir.. Siyasi makamların vazgeçilmez imkanları var, itibarı var, iktidar ve muhalefet verilen görevleri eksiksiz yerine getiriyorsa, vatandaşı teskin etmek hepsinin görevi.. Bize kalan yokluk ve yoksulluk.. Fakirlik rezillik..