HAKİKAT NEREDE?
On bin yıldan öteye giden tarihi süreç içinde; Anadolu’dan Orta Asya bozkırlarına ve nihayetinde Orta Asya ve Anadolu’da varlığını sürdüren Türk milleti ve Türk devletlerinin varlığı inkâr edilemez bir gerçektir.
Türkler, ilk günlerinden itibaren:
Türk düşünce ve hayat tarzının temelini oluşturan Türk dli Kök Türkçeyi, çeşitli lehçeler, ağızlar ve etkileşimlere rağmen korumuşlardır.
Atalarının koydukları kuralları, nesilden nesile geliştirerek, Töre adı altında, örf, âdet, ilkeler şeklinde hukuk düzeni oluşturmuşlardır.
Korunma, savunma, iktisadî sosyal, eğitim gibi temel ihtiyaçlarını sağlamak hususunda; aileden, boylara, oradan kağanlıklara ve nihayetinde devlet düzenine giden süreçte her çağda örnek teşkil edecek şekilde örgütlenmişlerdir.
Bir diğer anlatımla, aile, toplum, millet, yurt, vatan, devlet gibi yapısal ve kurumsal unsurları; millî vicdan, millî duygular, millî ahlâk, millî şuur, millî ihtiyaçlar ve millî ülkü gibi soyut unsurlar ile koruyup geliştirmişlerdir.
Türk dili Türkçe ile var olmanın kurucu, kalıcı, yapısal, kendine özgü niteliklerini, yeteneklerini, maddî ve manevî değerlerini, estetik ve sanatlarını korumanın ötesinde Millî Ortam ve Millî Kültür oluşturularak korunabilmiştir.
Oluşan Milli Ortam ve Milli Kültür sayesinde Türk milleti özüne sahip liderleri ile Türk İstiklal Harbi‘ni zaferle taçlandırarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘ni kurmuştur.
Bugün sürdürülmekte olan Türk Birliği çalışmalarının temeli de özde Türkçedir.
Ancak, lider ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığını sağlayan maddî, manevî bütün değerlerimize karşı, her gün artan dozda dış ve iç tehdit yoğunlaşarak artmakta.
Sevr‘i canlandırmaya çalışan hilafet ve saltanat taraftarları;
Yobazlar, sahte softalar;
Komünistler, Nasyonal Sosyalistler, Faşistler
Emperyalist kapitalistler
Ayrı ayrı veya birlikte yapamadıklarını bu defa Türk milletini etnik azınlıklara bölerek yok etmeyi; kültür mozaiği safsataları ve modaistliği ile siyasî ve kültürel birliği parçalamayı; Türk milletini ümmete dönüştürmeyi; Arap kültürünü din adı altında zihinlere nakşetmeyi açıkça ortaya koyma ve resmileştirme çalışmalarını görüyor ve yaşıyoruz.
Ötekileştirme, aşağılama hor görme, yanlış bilgilendirme bir kısım sözde aydınlar ve siyasetçiler eli ve diliyle tüm propaganda araçları kullanılarak; çıkarları, hırsları, yabancılaşma özentileri sonucu demokrasi ve insan hakları örtüsü altında sürdürülmekte.
Bizim, her türlü olumsuzluğa rağmen Türk milletinin millî ortamını koruyarak millî benliğinden kopmayacağına ve milli kültürünü muhafaza ederek her türlü saldırıyı def edeceğine inancımız tamdır.
Biliyor ve inanıyoruz ki, MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
M. Yavuz ELBİRLER
Em. Gn. Md.lüğü E. İsth. D. Bşk.


