MİLLET, ETNİSİTE
Bu sözcüklerin anlamı ve kapsamını belirlemeden önce kullanım örneklerine bakmakta yarar var. İngiltere’de Türkler, Türkiye’de İngilizler birer etnisitedir. Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkiye’de birer etnisiteyken, Rumlar Yunanistan’da, Ermeniler Ermenistan’da, Yahudiler İsrail’de birer millettir.
Yunanistan’da Rumlar, Türkler, Makedonlar, Arnavutlar; Romanlar vardır. Diğerleri birer etnisiteyken, Rumlar Yunan milletinin esasını oluşturur. Kimse Rumların da Yunanistan’da etnisitelerden biri olduğunu iddia edemez. Yunan vatandaşı olan herkese “Yunan” denir. Kimsenin aklına “Yunanistanlı, Yunanistan bayrağı, Yunanistan edebiyatı” gibi saçmalıklar gelmez. Hasım bir dış güç olarak biz bile böyle bir bozgunculuğu desteklemeyiz. Kendi ülkemiz için alet olanlar niye yaparlar bilmem.
Milletler ülkelerine adlarını verirler. Adlarını verdikleri, devlet kurdukları ülkeye sahip çıkmak için gerektiğinde canlarını da verirler. Fransız’ın ülkesi Fransa, Rus’un Rusya, Japon’un Japonya’dır. Alman’a Almanya’da, Bulgar’a Bulgaristan’da, İspanyol’a İspanya’da etnisite denemez. Dolayısıyla Türk, Türkiye’de etnisitelerden biri, daha aldatıcı bir benzetmedeki gibi mozayığın bir parçası değildir.
Bir millete mensup bir kısım insan, bir kısmı tarihi çeşitli sebeplerle başka bir ülkede etnisite olarak yaşarlar. O ülkenin yasalarına, koşullarına, kültürüne uyumlu olmak zorundadırlar; aksi halde dışlanır, cezalandırılır, sınır dışı edilirler.
Bazı etnisiteler bir milletin parçası değildirler. Tarih boyunca millet olmamışlar, bir etnisite olarak farklı ülkelerde yaşamışlardır. Etnisitelerin de milletler gibi geçmişleri, dilleri, kültürleri vardır. Ancak bunlar, milletlerdeki düzeylerine ulaşamamıştır; aşiret düzeyindedir. Türk milletinin sadece Anadolu’da devlet kurması bile bin yıllık bir zaman dilimindedir. Tarihi kökleri çok daha derindedir. Meydana getirdiği medeniyet, kültür, sanat en üst düzeydedir. Fritz Neumark’ın “Türkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.” der.
Bazı etnisiteler farklı olsalar da inanç başta birçok özelliklerindeki benzeşme dolayısıyla tek bir etnisite gibi görülürler. Yine bazı etnisiteler, aslî unsur ile birçok ortak özellik taşırlar. Binlerce yıldır birlikte yaşamanın getirdiği kaynaşmışlık vardır. Kız alıp verme, ortak iş kurma, kader arkadaşlığı gibi insanları birbirine bağlayan güçlü bağlara sahiptirler.
Bir ülkenin huzuru; uyruk konumunda olan etnisitelerin hem kendileri hem millet tarafından sadık vatandaşlar olarak görülmelerine bağlıdır. Her etnisite, saygı görmeye layıktır. Her etnisite varlığını koruma, dilini ve kültürünü yaşatma hakkına sahip olmalıdır. Bu konu, vatana ve vatandaşlık yükümlülüklerine bağlılığa aykırı biçimde ele alınamaz. Etnisitelerin asimile edilmek için baskı altına alınmaları, onlara özel uygulamalar yapılması kabul edilemez.
Dış güçler, hasım ülkeler, ülkeleri içten karıştırmak, huzuru bozmak için etnisiteleri tahrik etmeye çabalar. İdeolojik körlükler de bu bozgunculuğu destekler. Bu tuzağa düşülmesi durumunda en büyük zararı etnisite mensupları görür. Türkiye, uzun zamandır bunun acılarını yaşamaktadır. Herkes aklını başına almalı; zıpçıktı sanatçı, çapsız entelektüelimsi, oy alamayan siyasetçi konuyu istismarı bir yana bırakmalı; TÜRKİYELİ, TÜRKİYE BAYRAĞI, TÜRKİYE EDEBİYATI gibi zırvalar ortaya atmamalıdır.
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist


