ADİL SERDAR SAÇAN’IN VEFATININ 2.YIL DÖNÜMÜNDE AZİZ HATIRASINA
Bir Cumhuriyet Polisinin Hayat Hikâyesi
Adil Serdar Saçan (21 Eylül 1962, Elazığ – 24 Mayıs 2023, İstanbul), Türk Emniyet Teşkilatı’nın 1990’lı yılların sonunda ve 2000’li yılların başında en tanınmış isimlerinden biriydi. Eski polis, yazar, hukukçu ve İstanbul Organize Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’nün kurucu müdürü olan Saçan, hem başarıları hem de tartışmalı hayatıyla kamuoyunun gündeminde sıkça yer aldı. Cesur operasyonları, dürüstlüğü ve Atatürkçü duruşuyla tanınan Saçan, aynı zamanda meslek hayatında karşılaştığı zorluklar ve Ergenekon Davası gibi tartışmalı süreçlerle de anıldı.
Adil Serdar Saçan, 1962 yılında Elazığ’da doğdu. 1978 yılında Polis Koleji’ne giren Saçan, 1985 yılında Polis Akademisi’ni birincilikle tamamladı. Akademik kariyerine de önem veren Saçan, İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora yaptı. Daha sonra Hukuk Fakültesi’ni bitirerek avukatlık unvanını kazandı. Bu eğitim geçmişi, onun hem sahada hem de entelektüel alanda fark yaratmasını sağladı.
Adil Serdar Saçan, 1998 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Organize Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’nü kurdu ve beş yıl boyunca bu birimin müdürlüğünü yaptı. Bu dönemde, Türkiye’nin en karmaşık ve tehlikeli suç örgütlerine karşı cesur operasyonlar yönetti. Sedat Peker, Alaattin Çakıcı, Sedat Şahin, Ayvaz Korkmaz, Kürşat Yılmaz, Nuri ve Vedat Ergin kardeşler gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerine yönelik soruşturmalar, Saçan’ın adını kamuoyunda duyurdu. Ayrıca, Ömer Lütfi Topal cinayeti, Nesim Malki cinayeti, Albayraklar Holding, Adnan Oktar grubu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlerdeki yolsuzluklar ve Akbil skandalı gibi yüksek profilli soruşturmaları başarıyla yürüttü. Saçan, 600’den fazla operasyon yönetti ve 11 binden fazla sanığın ifadesini aldı. Emniyet içindeki Fethullahçı yapılanmaya karşı duruşuyla da dikkat çekti. Ancak bu kararlı tavrı, onun hem meslek hayatında hem de sonrasında ciddi baskılarla karşılaşmasına neden oldu.
Adil Serdar Saçan’ın kariyeri, başarılarının yanı sıra tartışmalarla da doluydu. 2001 yılında Tuncay Güney’in gözaltına alındığı bir soruşturmada, Ergenekon örgütüyle ilgili önemli belgeler ortaya çıkmıştı. Ancak Güney, Saçan’ın kendisine işkence yaptığını iddia etti. Bu iddia, bilirkişi raporuyla doğrulansa da, Saçan bu suçlamaları reddetti. 2011 yılında, “Örümcek Ağı” operasyonunda iş adamı Erol Kohen’den rüşvet aldığı ve üniversite öğrencilerine işkence yaptığı iddialarıyla meslekten kesin olarak ihraç edildi. Uluslararası Af Örgütü’nün 2004 raporunda, Saçan’ın işkence suçlamaları nedeniyle ihracının önemli bir karar olduğu belirtildi. Ayrıca, 1999 yılında Adnan Oktar grubuna yönelik operasyonda işkence iddialarıyla açılan dava, 17 yıl boyunca devam etti ve zaman aşımı nedeniyle düştü. Saçan, bu süreçte Adnan Oktar grubu tarafından 300’den fazla suç duyurusuyla karşı karşıya kaldı ve bu durumu “mağduriyet” olarak nitelendirdi.
2008 yılında, Adil Serdar Saçan’ın hayatındaki en tartışmalı dönüm noktalarından biri olan Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. 23 Eylül 2008’de başlayan bu süreçte, 16 ay boyunca Silivri Cezaevi’nde tutuklu kaldı. 15 Ocak 2010’da tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Saçan, 5 Ağustos 2013’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 14 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak bu dava, birçok kesim tarafından “kumpas” olarak nitelendirildi ve Saçan’ın meslektaşları ile sevenleri, onun FETÖ tarafından hedef alındığını savundu.
Adil Serdar Saçan’ın hayatı, sadece meslekî mücadelelerle değil, kişisel trajedilerle de şekillendi. 24 Haziran 2008’de, İstanbul’da bir belediye çöp kamyonundan düşen konteynerin aracının üzerine düşmesi sonucu oğlu Kerim Bedri ile ağır yaralandı. Bu kaza, Saçan’ın hem fiziksel hem de duygusal olarak zor bir dönem geçirmesine neden oldu.
Meslekten ihraç edildikten sonra Adil Serdar Saçan, Yeditepe Üniversitesi’nde ders vermeye başladı ve Türkiye mafyası ile küresel organize suçlar üzerine kitaplar yazdı. Akciğer kanseriyle mücadele eden Saçan, 24 Mayıs 2023’te, 60 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti. Ölümünden sonra, vasiyeti üzerine ailesi tarafından sosyal medya hesabından paylaşılan son sözleri, onun hayat felsefesini ve mücadeleci ruhunu yansıttı: “Biz ölümden hiç korkmadık bu dünyada, sadece Hakk’tan korktuk. Sizler gibi kul hakkı yiyerek Hakk’ın adını kirletmeye kalkışmadık. Emir geldi, ölüm vaki oldu bize, Hakkın buyruğudur başımızın üstüne, anlaşılan hesaplaşma ahirete kaldı siz haramilerle, bekleyeceğim sizleri orada, geleceksiniz gerçek Hakk divanına.”
Adil Serdar Saçan’ın cenazesi, 25 Mayıs 2023’te Eyüpsultan Camii’nde kılınan namazın ardından Eyüpsultan Mezarlığı’na defnedildi. Cenaze törenine, ailesi, meslektaşları, siyasi temsilciler ve gazeteci Uğur Dündar gibi isimler katıldı. Dündar, Saçan’ı “dürüst, namuslu ve şerefli bir insan” olarak tanımlarken, onun Atatürkçü duruşunu ve vatanseverliğini vurguladı.
Adil Serdar Saçan, Türk Emniyet Teşkilatı’nın en tartışmalı ve aynı zamanda en etkili isimlerinden biriydi. Organize suçlarla mücadelesi, cesareti ve dürüstlüğüyle anılırken, karşılaştığı işkence iddiaları ve Ergenekon davası gibi süreçler, onun kariyerini gölgeledi. Ancak sevenleri ve meslektaşları, Saçan’ı “Gerçek bir Cumhuriyet polisi” ve “Atatürk evladı” olarak hatırlıyor. Onun hikâyesi, hem Türkiye’nin yakın tarihindeki karmaşık suç ve adalet mücadelesini hem de bir bireyin sistemle çatışmasını yansıtıyor. Saçan’ın mirası, yazdığı kitaplar ve yetiştirdiği öğrenciler aracılığıyla yaşamaya devam ediyor.
Tin’i kut bulsun. Durağı uçmak olsun. Yeri uluların yanı olsun.
24 Mayıs 2025
M. Hüseyin OĞUZ
Jeoloji Mühendisi




