BİRLİK, BİRLEŞİKLİK (FEDERASYON)
“Federasyon” aynı alanda etkinlikte bulunanların, tek başlarına yeterince güçlü olmadıkları için bir araya gelip oluşturacakları güç birliğinin sinerjisiyle çok daha etkili olmayı amaçladıkları, birden fazla birim birleşerek oluşturdukları birliklere (birleşikliklere) verilen addır. Federasyon, onu oluşturan birimlerin toplamından çok daha büyük bir etkinliğe sahiptir. (1+1+1= 3) iken, federasyonlarda (1+1+1= 4~5) ve daha fazlasıdır.
Örnek olarak değişik alanlardaki işçi sendikaları birleşip bir işçi federasyonu oluşturarak güçlerine güç katarlar. Aynı amaçla çeşitli üniversitelerin öğrenci dernekleri öğrenci federasyonları oluştururlar. Spor alanında aynı daldaki kulüplerin ortaklığıyla da federasyonlar oluşur.
Sözlükler, “federasyon” sözcüğünün anlamı için benzer ifadelerle aşağıdaki tanımı veriyor:
1. Aynı spor dalındaki kulüplerin veya kuruluşların oluşturdukları ve kendileri için bağlayıcılığı olan birlik.
2. Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin birleşmesi.
3. Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir araya toplayan dayanışma birliği: “Öğrenci federasyonu. Futbol federasyonu.”
Siyasal bilgiler alanında“federasyon” sözcüğüne yüklenen anlam terim olarak ayrıntılı açıklamalar taşısa da temelde genel anlamını, birleşmeyi birebir yansıtmaktadır. Ancak, ayrı olanların federasyon adında bir çatı alt)nida bütünleşmelerinde her birini samimi ve özverili olması gerekir. Federasyon oluşturmada gönüllülük esastır, zorlamalar olmaz.
“Federasyon” kavramının en önemli noktası, tek tek güçsüz, kolay lokma olanların bir araya gelerek güç birliği oluşturmasıdır. Bu güç birliğinin sağlamlığı, birbirine duyulan tam bir güvene ve birlikte var olma iradesine bağlıdır. Siyasal alanda da böyledir. Ortak özellikleri olan küçük ve zayıf devletler, bir araya gelip birleşik bir kuvvet oluştururlar. Böyle oluşmuş federal devletler, oluşturdukları birleşik güçle çekim odağı olurlar. Çevrelerindeki küçük devletler bu federasyona katılmaya can atarlar. ABD, federal bir devlettir. Federal olarak 13 devletin birleşmesiyle kurulmuştur, bugün bu devletlerin sayısı ellidir. ABD’nin kuruluşundan uzun yıllar sonra, gönüllü olarak referandumlarla ABD federasyonuna katılanlardan iki örnek Teksas ve Havai’dir. Porto Riko, elli birinci devlet olmak için çabalamaktadır.
Sonuç olarak; siyasal alanda da diğer bütün alanlarda olduğu gibi federasyon birden fazla birimin tek bir varlık oluşturacak biçimde birleşmesiyle oluşur. Buraya kadar anlatılanlardan federasyonun bölük pörçük parçalar için çok iyi bir şey olduğu, tercih edilmesi gerektiği gibi bir sonuç çıkıyor. Evet, tek başlarına yeterli gücü olmayanların birleşmesi öyledir. Ancak, tersine bir ve bütün olanın parçalanarak federasyona dönüşmesi yıkımdır. Dünya siyasi tarihinde, üniter bir devletin bir ve bütünken parçalanmaya zemin hazırlayacak biçimde federasyona dönüştüğü görülmemiştir. Federasyon birleşmeyle oluşan bütündür. Var olan bir bütünün tersine federasyona dönüşmesi hayatın akışına aykırıdır.
Uyumlu, uygun nitelikli bir federasyon, zaman içinde bir tür kalıcı bütünleşmeyle üniter devlet benzeri bir yapıya dönüşür. ABD, Almanya her ne kadar federal birer devlet olarak sınıflandırılsalar da bir üniter devlet kadar sıkı bağlarla bütünleşmişlerdir. Aksine dış baskı ve yönlendirmelerle ya da bölücü çabalarla federasyonlaşmaya zorlanan bütün ülkelerin kısa sürede bölünüp parçalandığı görülmüştür. Bu yüzden, federasyon fikri, dış ve iç güçler tarafında üniter devletleri parçalama amacıyla kullanılmakta, ülkelerdeki etnik topluluklar kışkırtılmaktadır. Federasyona gidişte yerel özerklik, adem-i merkeziyet gibi kavramlar, ilk adımları oluşturmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, topyekun büyük bir bağımsızlık mücadelesi sonucunda kurulmuş, geçmişi tarihin çok daha derinliklerinde, yüz yılı aşan üniter varlığıyla insanlık ailesinin saygın bir üyesidir. Üniter bir devlette federasyondan, adem-i merkeziyetten, yerel özerkliklerden, eyalet yapılanmasından söz eden herkes, bilerek ya da bilmeden ülkenin bölünmesine, parçalanmasına hizmet etmektedir. Bunun adı en hafif tabiriyle bilerek ya da bilmeden ihanettir.
24.05.2025
Ahmet Salih Erdoğan ERÜZ
E. Öğ. Alb. / Edebiyatçı / Stratejist


Saygıdeğer Komutanım ve Değerli Hocam,
“Federasyon, onu oluşturan birimlerin toplamından çok daha büyük bir etkinliğe sahiptir.” ifadeniz, birlikte var olmanın matematiğini harikulade şekilde özetliyor. “Güç birliğinin sağlamlığı, birbirine duyulan tam bir güvene ve birlikte var olma iradesine bağlıdır.” tespiti, günümüz toplumsal yapılarına ışık tutacak nitelikte. “Topyekun bağımsızlık mücadelesi” vurgusuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna atıfta bulunarak yazınızı tarihsel bir derinliğe oturtmanız, genç nesiller için çok değerli bir yönlendirme. Federasyonun “birleşme” anlamı taşıdığı, “bölünme” ile karıştırılmaması gerektiğine dair yaptığınız net ayrım, zihinlerdeki birçok kavram karmaşasını ortadan kaldırıyor. Ve son olarak, “hayatın akışına aykırı” ifadeniz, konuyu sadece tarihsel değil, aynı zamanda sosyolojik ve ahlaki bir düzlemde de değerlendirdiğinizi gösteriyor.
Kaleminiz daim, sözünüz her daim aydınlık olsun.
Saygı ve özlemle,
Eski öğrenciniz – Fahrettin